|
|
![]() |
||||||||||
|
BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ |
|||||||||||
STRATEJİK YÖNETİM DÜŞÜNCESİNİN EVRİMİ: BİLİMSEL BİR DİSİPLİNİN OLUŞUM HİKAYESİ Mehmet Barca, Sakarya Üniversitesi Bu çalışmanın amacı, stratejik yönetim düşünce ve araştırmalarının evrimini, şu soruya yanıt aramak üzere incelemektir: Stratejik yönetim düşünce ve araştırmaları bilimsel bir disiplin olma statüsüne erişmiş midir veya bilimsel bir disiplin olma sürecinde evrim aşamasının neresindedir? Çalışma, Kuhn’un “paradigma” kavramı esas alınarak yapılmaktadır. Bu çerçevede, stratejik yönetim düşünce ve araştırmaları etrafında bir bilim cemaati oluşmuş mudur, stratejik yönetim düşünce ve araştırmalarını disipline eden bir ortak sorunsal ve varsayımlar seti var mıdır, stratejik çalışmaları yönlendiren ve disipliner birliği sağlayan bir egemen yaklaşımdan söz edilebilir mi, sorularına yanıt aranmaktadır. Bu soruların yanıtları ışığında, stratejik yönetim düşünce ve araştırmalarının henüz bir “olgun bilim” statüsüne ulaşmadığı ileri sürülmektedir. Ancak bu yönde ilerlemenin olduğuna ilişkin güçlü işaretlerin olduğu tespiti de yapılmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu ilerlemeyi nelerin yavaşlattığı ve nelerin hızlandırabileceği de tartışılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Stratejik yönetim, paradigma, disiplin, bilim cemaati, problem alanı ve ortak varsayımlar, olgun bilim. COĞRAFYA, STRATEJİ VE ORGANİZASYON: SON GELİŞMELER Özlem Öz, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomik faaliyetlerin coğrafi dağılımı ve bu dağılımı etkileyen nedenlerin araştırılması konusu uzun yıllar boyunca ve çeşitli boyutlarıyla ekonomiden sosyolojiye pek çok araştırmacının ilgisini çekmiştir. Son yıllarda konuya ilgide işletme yazınında da dikkat çekici bir artış gözlendiğini söylemek mümkündür. Bu makalede, ekonomik faaliyetlerin coğrafi yoğunlaşması konusuna işletme yazınının getirdiği katkılar üzerinde durulmakta ve ilgili yazında devam eden tartışmaların makro düzeydeki yansımaları tartışılmaktadır. Anahtar kelimeler: kümelenme, coğrafi yoğunlaşma, örgüt teorisi, stratejik yönetim TÜRKİYE’DE STRATEJİK YÖNETİM ALANININ KAPSAMINI BELİRLEMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA Şirin Atakan Duman, Çankaya Üniversitesi, R. Arzu Kalemci, Çankaya Üniversitesi, Mehmet Çakar, Başkent Üniversitesi Genç olarak adlandırabileceğimiz stratejik yönetim alanın tanımı kendi yazınımızda olduğu kadar yabancı yazında da tartışılmaktadır. Nag ve diğerleri (2005), Amerika yazınını ele aldıkları çalışmalarında strateji kavramının yönetim alanında ne anlama geldiğini ve hangi konu başlıkları altında çalışıldığını belirlemişlerdir. Bu çalışma ise Nag ve diğerlerinin (2005) yapmış oldukları çalışmayı kaynak almak üzere, Türk yazarlar tarafından yönetim alanında stratejik yönetim kavramının nasıl anlamlandırıldığını göstermeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, CATA yazılımı kullanılarak içerik analizi yapılmıştır. Böylece, stratejik yönetimin kendine özgü kelimeleri belirlenmiş ve bu kelimelerin gruplanması ile Türk yazarların anlamlandırmalarından doğan bir stratejik yönetim tanımına ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: strateji, stratejik yönetim, içerik analizi, CATA.
GÜÇ, SINIF ÇATIŞMASI VE AYRIMCI ÖRGÜTSEL BİÇİMLERİN KURUMSALLAŞMASI Argun Saatçioğlu, Case Western Reserve UniversityBu çalışma, Cleveland şehrindeki ayrımcı mahalle okullarını itiraz edilemez kılan güç dinamiklerine odaklanarak, kurumsal kuramı genişletmenin yollarını araştırmaktadır. Mahalle okulları; ekonomik, sosyal ve kültürel sermaye sıkıntısı çekilen bir çevrede yaşayan yoksul azınlık şehir çocuklarının eğitim sorunlarının devam etmesinde büyük bir rol oynamaktadır. Cleveland’daki mahalle okulları ve bu okullardaki öğrenciler yıllar boyu süren ırkçı ayrımcılık ve dışlanmadan zarar görmüşlerdir. Yine de mahalle okulları, zenginlerin fakirlerin istek ve tercihlerini sınırlandırmış olmaları nedeniyle itiraz edilemez konumlarını korumaktadırlar. Kurumsal kuram, örgütsel biçimlerin sosyal meşruiyeti (yani ‘olduğu gibi kabullenme’, ya da ‘kanıksama’) konusuna odaklanarak, mahalle okullarının meşruiyetini muhafaza eden güç dinamiklerinin incelenmesine olanak sağlamaktadır. Bunu, (1) açık çatışma eksikliğini siyasetin bir işareti olarak değerlendiren bir güç perspektifini esas alarak ve (2) sosyal sınıf düzeyinde bir çözümlemeyi benimseyerek yapabilir. Anahtar sözcükler: kurumsalcılık, güç, sınıf çatışması, meşruiyet, örgütsel biçim, eğitim modelleri Mehmet Erçek, İstanbul Teknik Üniversitesi
Çalışma, çeşitli analitik seviyelerdeki söylem, aktör ağı ve olgu etkileşimlerinin tarihine dayanarak kurumsal değişimi kurgulamacı bir bakış açısıyla açıklamayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, Türk mesleki Personel/İnsan Kaynakları söyleminin tarihi gelişimi, yorumsal (hermeneutical) söylem analizi ve anlatı kurgulaması yöntemiyle ve metinsellik, metinler-arası etki ve tarihsellik dikkate alınarak araştırılmaktadır. Anlatı, kurumlar arası sisteminin içkinliği ve çevre konumuyla Türkiye bağlamının, yeni-kurumsal kuramda yer alan arka plan varsayımlarını, yani ayrışmış kurumlar arası sistemin mevcudiyeti ve eşbiçimliliği üretmek için gerekli olan yapılanmış örgütsel alanların yaygınlığı önermelerini ihlal ettiğini ortaya koymuştur. Bu yüzden, iş ilişkisinin düzenlenmesi etrafında yeralan ve bu düzeni kurgulayan kurumsal şablonlar, aktör ağları ve söylemsel retorikler dikkate alındığında, homojenleşme ve durağanlıktan ziyade kurumsal değişim ve farklılık, incelenen dönem boyunca baskın özellikler olmaktadır. Anahtar sözcükler: Personel/İnsan Kaynakları Yönetimi söylemi, kurumsal değişim, Türkiye, söylem analizi ve anlatı kurgulaması BİR KURUMSAL ALANIN DOĞUŞU VE EVRİMİ: TÜRKİYE’DE MUHASEBENİN MESLEKLEŞME SÜRECİ Belkıs Özkara ve Kerim Özcan, Afyon Kocatepe Üniversitesi Ortak bir anlam sisteminin parçası olan ve katılımcıların birbirleriyle sıklıkla iletişim kurduğu örgüt topluluğu olarak örgütsel alan sosyal olarak kurulmuş beklentilerin ve uygulamaların yayıldığı süreçler olarak tanımlanır. Meslekler de modern toplumların giderek büyüyen örgütsel alanlarıdırlar ve artık sosyal kurumlar olarak görülmektedirler. Bu nedenle toplumsal uğraşların nasıl kurumsallaştıkları ve örgütsel alanlara dönüştükleri kurumsalcı teorisyenlerin ilgisini çekmeye başlamıştır. Bu nedenle meslekler kurumsallaşmanın ve kurumsal değişimin incelenmesine uygun alanları oluşturmuşlardır. Bu çalışma, Türkiye’de muhasebenin kurumsallaşarak bir örgütsel alana dönüşmesini ve evrimini tarihsel bir bakış açısından açıklamayı amaçlar. Bu amaç doğrultusunda muhasebe mesleğinin kurumsal alanının değişimi O’Brien ve Slack’in (2003) çalışmalarında esas aldıkları dört faktör temelinde incelenmiştir. Alandaki aktörlerin sayısı ve yapısı, değişim (exchange) süreçleri ve örgütler arası bağlantılar, sermaye yapısındaki değişim ve düzenleyici yapılardaki değişim olmak üzere bu dört faktör etrafında muhasebe mesleğinin kurumsal alanının değişimi ve meslekleşme süreci tarihsel perspektiften ele alınmıştır. Mesleğin kurumsal değişim süreçlerinde aktörler ile düzenleyici yapıların önemli iki faktör olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Muhasebe mesleği, örgütsel alan, kurumsallaşma.
İŞYERİNDE SAPKIN DAVRANIŞ: AKADEMİK PERSONEL ÜZERİNDE YEREL BİR TANIM VE TİPOLOJİ ÇALIŞMASI Yasemin Arbak, Ayşe Yasemin Şanlı, Ulaş Çakar, Dokuz Eylül Üniversitesi Çok genel olarak örgütün kabul görmüş normlarına aykırılık olarak tanımlanan işyerinde sapkın davranış, günümüz örgütlerinin potansiyel sorun kaynaklarından birini oluşturmaktadır. Bu çalışma akademik personelin sapkın davranışlarını tanımlamayı ve belirli bir tipoloji çerçevesinde sınıflandırmayı amaçlamaktadır. Çalışmada öncelikle sapkın davranış tanımlarının boyutları ve bu boyutlara ilişkin farklılıklar incelenmekte, gerek toplumsal, gerekse sektörel bağlamda emik bir yaklaşımın gerekliliği ortaya konmaktadır. Tasarlanan araştırma yöntemi sapkın davranış niteliğine sahip eylemlerin belirlendiği ve sınıflandırıldığı dört aşamadan oluşmaktadır. Akademik personelin örneklem olarak kullanıldığı birinci aşamada gerçekleştirilen içerik analizleri sonucu 71 sapkın davranış örneği elde edilmiştir. İkinci aşamada Yönetim-Organizasyon alanında uzman kişilerin değerlendirmelerine başvurularak sapkın davranış tanımına ve kriterlerine uymayan eylemler elenerek toplam 46 sapkın davranış örneği elde edilmiştir. Sapkın davranışların yöneltildiği hedeflere ilişkin sınıflamanın gerçekleştirildiği üçüncü aşamada ise, örgüt varlıklarına, işe, çalışanlara ve öğrencilere yönelik dört ayrı sapkın davranış türü tanımlanmaktadır. Çalışmanın dördüncü aşamasında akademik yöneticilik deneyimine sahip kişilerin hakemliği doğrultusunda elde edilen sapkın davranış örnekleri bu kez, yarattığı olumsuz etkinin düzeyi dikkate alınarak sınıflandırılmaktadır. Anahtar kelimeler: İşyerinde sapkın davranış, işyerinde aykırı davranış. STRATEJİK SEÇİM VE KURUMSALCI BAKIŞ AÇILARININ BİRLİKTELİĞİ ÜZERİNE EĞİTİM SEKTÖRÜNDE BİR ARAŞTIRMA Mehmet Eryılmaz
Kurumsalcı örgüt ve stratejik seçim teorileri son zamanlara dek birbirlerini görmezden gelme eğiliminde olmuşlardır. Ancak yakın zamanlardaki birçok çalışma, bu iki perspektifi bütünleştirme gayreti içerisine girmiştir. Bu çalışmada da, Toplam Kalite Yönetimi’nin (TKY), devlet okulları arasında yayılımı, her iki perspektifin de desteği alınarak açıklanmaya çalışılmıştır. Devlet okullarında TKY uygulaması, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönlendirmesi ile başlamıştır. Ancak okullarda yapılan anket çalışması ve görüşmeler, TKY unsurları ile okul performansı arasında pozitif ve güçlü ilişki bulunduğunu göstermektedir. Bu yüzden, bazı okullar kalite programını törensel olarak uygulamaya devam ederlerken; programın önemli olduğuna inanan bazı okullar ise, TKY’yi okul performansını daha iyiye götürecek bir araç gibi düşünüp, onu bilinçli biçimde kullanmaktadırlar.Anahtar kelimeler: Kurumsalcı örgüt teorisi, stratejik seçim teorisi, eğitim sektörü, toplam kalite yönetimi. Belkıs Özkara, Mustafa Kurt, Afyon Kocatepe Üniversitesi Bu çalışma, kamu yönetiminin kurumsal değişimini kamu yönetimini düzenleyen yasaların değişimi bağlamında ele almakta ve kamu yönetimi reformlarına yönetim bilgisinin yayılımını ve nüfuzunu incelemektedir. Çalışmada ilk olarak kuramsal düzeyde kurumsal değişim ve kamu yönetiminin kurumsal değişimini öngören reformlara yönetim bilgisinin nüfuzu incelenmiştir. İkinci olarak, Türkiye’de kamu yönetimi reformları tarihsel bir süreçte ele alınmış ve kamu yönetiminin kurumsal değişimi için önerilen “Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı” içerik analiziyle incelenerek, yönetim bilgisinin tasarıya nüfuzu keşifsel bir çalışmayla ortaya konulmuştur. Anahtar kelimeler: Kurumsal değişim, yönetim bilgisi, kamu yönetimi reformu, kamu yönetimi temel kanun tasarısı.
Türkiye'de
İşgörme Anlayışı: Tanımı ve Boyutları Emik bir yaklaşımın benimsendiği bu çalışmada öncelikle yeni bir kavram olan işgörme anlayışının tanımı yapılmakta, benzer kavramlardan farkları ortaya konmakta ve Türk İşgörme anlayışının temellerini oluşturduğu öne sürülen tarihsel ikilem üzerinde durulmaktadır. Daha sonra bu tarihsel ikilem çerçevesinde işgörme anlayışını tanımlamak amacıyla oluşturulan işgörme profili ve bu profilin yapısal geçerliliğini test etmek üzere gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına yer verilmektedir. Gerçekleştirilen faktör analizi sonuçları çalışanların işgörme anlayışına ilişkin yöresel algılamalarının 5 ana boyut çerçevesinde tanımlanabileceğini göstermektedir. Bu boyutların ikisi batı kaynaklı (profesyonel, akılcı işgörme anlayışı) diğer üçü ise yerel kaynaklı değerlerden (statü odaklı, mistik kökenli ve riyaya dayalı işgörme anlayışları) oluşmaktadır. Gerçekleştirilen korelasyon analizi sonuçları ise batı ve yerel kaynaklı değerlerin iki farklı kültürü tanımlandığını açıkça ortaya koyarken çalışmanın temel varsayımlarını da doğrulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Türk işgörme anlayışı, işgörme anlayışı, yönetim kültürü.
İş
Görüşmelerinin Değerlendirilmesi: Aday Memnuniyeti Ölçeği
Bu çalışmanın temel amacı, iş görüşmeleri sürecinde adayların yaşadıkları olumlu ve olumsuz deneyimleri ortaya çıkararak, bu süreçte yaşananların aday bakış açısı ile değerlendirilmesine yönelik özgün bir “Aday Memnuniyeti Ölçeği”nin oluşturulması ve sınanmasıdır. Çalışmada, aday memnuniyetini ölçebilmek için, ilgili yazındaki bulgulardan yararlanılarak, “görüşmeci(ler)den” ve “kendinden” memnuniyet boyutları ayrı ayrı incelemeye dahil edilmiştir. Gerçek iş görüşmesi deneyimi yaşamış kişilerden toplanan verilerin değerlendirilmesi sonucunda geliştirilen iki boyutlu ölçeğin, istatistiksel olarak anlamlı, geçerli ve güvenilirliğe sahip olduğu ve de kuramsal beklentiler doğrultusunda sonuçlara ulaştırabildiği anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş görüşmeleri, işgören seçimi, aday memnuniyeti.
Çalışma
Amaçları, Meslekler ve Çalışmaya Ayrılan Zaman Bu çalışmada, farklı mesleklerde çalışanların çalışma amaçlarındaki farklılıkları ve çalışma amaçlarının çalışmaya ayrılan zaman üzerindeki katkısı incelenmiştir. Bu amaçla, 79 ifadeli ‘Çalışma Amaçları Testi’ ve ‘Çalışma Alanı Testi’ kullanılmıştır. Karşılaştırmalar dokuz farklı meslek grubu arasında toplam 403 denek üzerinden yapılmıştır. Elde edilen bulgular meslek grupları arasında bazı çalışma amaçları bakımından benzerlik bulunmakla birlikte anlamlı farklar olduğunu da göstermiştir. Bazı çalışma amaçlarının, çalışmaya ayrılan zaman üzerinde anlamlı etkilerinin olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: çalışma amaçları, çalışma değerleri, meslek, çalışmaya ayrılan zaman/alan.
TARİHSEL
BİR BAKIŞLA BİLİM-YÖNETİM BİRLİKTELİĞİ Bu makale, 1950’lerdeki bilimle yönetimi buluşturma isteklerinden başlayarak, o günlerden bu yana ortaya çıkan başlıca yönelimleri ve bunlar etrafındaki tartışmaları incelemektedir. Gelişmeler şimdilerde parçalı bir görünüme yol açmıştır. Doğa bilimci yönelim, ABD’de hala egemen olmakla birlikte, bir yandan da yöneticiler için işe yarar olana yeterince eğilmediği ileri sürülmektedir. Bu arada, doğa bilimleri modelinin alternatifi yaklaşımlar ve yönetsel kaygılarla hareket edilmesini eleştiren bakış açıları da, esasen ABD akademik ortamı dışında olmak üzere ama, önemli mesafeler kaydetmiştir. Makale, son olarak da Türkiye’deki gelişmeyi izlemekte ve büyük ölçüde ABD’de üretilen bilgiye bağımlı olmakla birlikte, farklı bir yönetimci çizginin oluştuğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Yönetmenin bilimi, yönetimcilik, yönetim incelemelerinde yeni akımlar, Türkiye’de yönetim incelemeleri.
"COGITO ERGO
SUM"DAN "VIVO ERGO SUM"A ÖRGÜTSEL ANALİZ Bu çalışma, modernist-pozitivist örgüt analizinden eleştirel ve postmodern örgüt analizine doğru olan gelişmeleri bilgikuram ve yöntem konularını da dikkate alarak incelemektedir.Yönetim ve örgüt araştırmalarını doğa bilimlerinin yöntemlerini benimseme anlamında “bilimleş(tir)me” yönündeki çabaların, örgütsel olguların eleştirel analizine zarar verebileceği belirtilmektedir. Örgütsel analizin farklı paradigmalardan beslendiğini dikkate alırsak, “bilimleş(tir)me” yönündeki çabalar tek bir paradigmanın meşru sayılması, diğerlerinin bilgi iddialarının bastırılması riskini doğurmaktadır. Anahtar Kelimeler: Pozitivizm, modernizm, paradigma, postmodernizm, eleştirel yaklaşım, bilimleşme.
TÜRKİYE'DEKİ ÖRGÜTLER/YÖNETİM ARAŞTIRMALARINDA TÖRENSEL GÖRGÜLCÜLÜK SORUNU
Bu çalışmada, Türkiye'deki Örgütler/Yönetim araştırmalarında gözlenen törensel görgülcülük anlayışı tartışılmaktadır. Çalışmada, ilgili yazında egemen olan yönetimci/evrenselci geleneğin, görgülcü anlayışı benimseyerek varlığını sürdürmesinden doğan törensel görgülcülüğün, alandaki kuramsal gelişmeye katkı sağlamaktan uzak olduğu ileri sürülmektedir. Törensel görgülcülük sorununun çözülebilmesi için, araştırmacıların, bilimsel uğraşın anlamını, yöntem ve kuram çeşitliliğini, içinde bulunulan toplumsal bağlamı ve toplumsal kimliklerini “bilmeleri” gerektiği önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Örgütler/Yönetim araştırmaları, Türkiye, yöntem, görgülcülük.
ÇALIŞAN KADINLARA YÖNELİK CİNSİYET TEMELLİ DÜŞMANCA DAVRANIŞLARIN SEBEPLERİ
VE SONUÇLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Çeşitli araştırmalar işyerinde cinsiyet temelli düşmanca davranışların kadınlar için önemli bir sorun olduğuna işaret etmektedir (örn., Fitzgerald, Hulin, ve Drasgow, 1995a). Cinsiyet temelli düşmanca davranışlar cinsel ve cinsel olmayan düşmanca davranışlar olmak üzere iki ana boyutta incelenmektedir (Magley, Hulin, Fitzgerald ve DeNardo 1999). Bu çalışmada cinsiyet temelli düşmanca davranışların iki boyutunun Türkiye’deki iş ortamlarındaki sıklığı, sebep ve sonuçları araştırılmıştır. 336 çalışan kadın tarafından toplanan anket verileri cinsel nitelikli olan ve olmayan düşmanca davranışların en önemli öncülünün örgüt iklimi olduğunu göstermiştir. Bunun yanısıra cinsiyet temelli düşmanca davranışların işten ayrılma niyetini yordamasa da kadınların ruh sağlığını olumsuz etkilediği gibi iş yerinde tatminsizliğe ve kaytarmaya neden olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Cinsel taciz, cinsiyet temelli düşmanca davranışlar, çalışan kadınlar, psikolojik sağlık, verimlilik.
T
ÜRKİYE-ARAP KÜMESİNDE KURUMSAL KÜLTÜR: GLOBE ARAŞTIRMASI
|
|||||||||||
|
EKİM 2001 |
PATERNALİZM: YÖNETİM VE LİDERLİK ANLAYIŞINA İLİŞKİN ÜÇ GÖRGÜL ÇALIŞMA
Zeynep Aycan,
Koç
Üniversitesi
Bu makale Türkiye’de yönetim anlayışının bir örneği olan ‘paternalizm’ olgusunu inceleyen üç görgül araştırmanın özetini sunmaktadır. Örgütlerde paternalizm, veya ‘babacanlık’, ‘hamilik’, ast ve üst arasındaki ilişkinin niteliğini tanımlar. Bu ilişkide üstün görevi astı korumak-kollamak ve yalnızca profesyonel değil özel hayat ile ilgili konularda da ona yol göstermektir. Ast ise üstüne bağlılık göstermekte, güvenmekte ve onun yönlendiriciliğini gönüllü olarak kabul etmektedir. Üç araştırma da alan çalışması olarak toplamında 3500’den fazla katılımcıyla gerçekleşmiştir. İlk araştırmada paternalizmin kuramsal çerçevesi çizilmeye çalışılmış ve diğer kavramlarla ilişkisi incelenmiştir. Ayrıca paternalizm ölçeği geliştirilmiş, geçerlik ve güvenirliği sınanmıştır. İkinci araştırma, kültürlerarası bir çalışma olup, paternalizmin kurum kültürü ve insan kaynakları uygulamaları üzerindeki etkisini incelemiştir. Sonuçta, paternalizmin yüksek olduğu toplumlarda kurum kültüründe ‘reaktif’ yaklaşımın hakim olduğu gözlenmiştir. Bunun yanısıra, çalışanlara yaklaşım daha ‘bütünsel’ olduğundan güçlendirici uygulamaların daha fazla gözlendiği ortaya çıkmıştır. Son çalışmada ise Türkiye’nin 6 bölgesinde bulunan 15 üniversiteden toplanan verilerle iş hayatına atılmak üzere olan gençlerin liderlik tercihleri ölçülmüştür. Buna göre paternalizm, gençler tarafından çok fazla tercih edilmeyen bir liderlik özelliği olarak ortaya çıkmıştır. Bulguların bilimsel yazına ve uygulamaya katkısı tartışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Paternalizm, kültür, liderlik, Türkiye.
ÖRGÜTSEL ADALET KAVRAMI VE TERCÜME BİR ÖLÇEĞİN TÜRKÇE’DE GÜVENİRLİK VE GEÇERLİK ANALİZİ
S. Arzu Wasti, Sabancı Üniversitesi
Örgütsel adalet kavramı son yıllarda artarak araştırılmasına rağmen mevcut ölçeklerin yeterince geçerli olmadığı endişeleri dile getirilmiştir (Greenberg, 1990). Bu eksikliği gidermek amacıyla Donovan, Drasgow ve Munson (1998), çalışanların iş ortamlarındaki ilişkileri, genel olarak, ne denli adil algıladıklarını değerlendiren bir ölçek geliştirmişlerdir. Bu çalışma ölçeğin Türkçe’deki güvenirlik ve geçerliğini değerlendirmiştir. İki ayrı örneklem ile yapılan analizler sonucunda ölçeğin faktör yapısı doğrulanmış, içsel tutarlılığının yüksek olduğu bulunmuş ve diğer örgütsel değişkenlerle ilişkisinin teorik beklentilere uygun olduğu ortaya çıkarılmıştır. Dili de son derece anlaşılır olan bu ölçeğin Türkiye’de yapılacak alan çalışmalarına katkısı olabileceği sonucuna varılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Örgütsel adalet,ölçüm,güvenirlik,geçerlik.
Janset Özen İşbaşı, Akdeniz Üniversitesi
Bu çalışmanın amacı, çalışanların yöneticilerine duydukları güvenin ve örgütsel adalete ilişkin algılamalarının, örgütsel vatandaşlık davranışının oluşumundaki rolünü araştırmaktır. Bunun için sosyal mübadeleye dayalı bir model geliştirilmiş ve bir otel örgütünde yapılan alan araştırması ile model test edilmeye çalışılmıştır. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre, adalet ve vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkide aracı role sahip olduğu belirtilen güven değişkeninin, bu konumu çok güçlü değildir. Ancak, ölçeklerin güvenilirlik değerlerine ve adalet/güven/vatandaşlık faktörleri arasındaki ilişkinin varlığına yönelik bulgular, daha sonraki çalışmalar için cesaret verici niteliktedir.
Anahtar Kelimeler: Organizasyonel vatandaşlık, organizasyonel adalet, organizasyonel güven, sosyal mübadele teorisi.
AKADEMİK ÖRGÜTLERDE
REHBERLİK İLİŞKİLERİNİN METAFORLARLA ANALİZİ
Ferda Erdem ve Fulya Sarvan,
Akdeniz Üniversitesi
Bu çalışmanın amacı, akademik örgütlerde profesyonel gelişmenin önemli araçlarından biri olan akademik rehberlik ilişkilerini, akademisyenlerin bu süreçlere yönelik duygu ve düşüncelerini içeren deneyimlerini açıklarken kullandıkları metaforları analiz ederek incelemektir. Metafor analizine dayanan bu çalışmanın verileri, Akdeniz Üniversitesi bünyesinde yer alan akademisyenlerden oluşturulan altı odak grup toplantısının 17 saatlik bant kayıtlarından elde edilmiştir. Bu kayıtlardan elde edilen metnin içerik çözümlemesi sonucunda ulaşılan kök metaforlar, rehberlik ilişkilerinin kariyer geliştirme boyutunu yansıtan "usta-çırak" metaforu ve psikososyal destek boyutunu yansıtan "ebeveyn-çocuk" (anne-baba-evlat) metaforu olmuştur. Özellikle bu süreçlerden hayal kırıklığına uğrayanların sık kullandığı diğer metaforlar ise, yalnızlığı ifade eden "ada" metaforu ve rehberin ulaşılmazlığını ifade eden "Tanrı" metaforudur. Rehberlik ilişkileri dinamiğinin kapsamlı bir biçimde anlaşılması, akademik örgütlerde kariyer geliştirme süreçleri için vazgeçilmez nitelikte görülmektedir.
Anahtar Kelimeler : Rehberlik, akademik örgütler, metaforlar, odak grup
ANA SAYFA - YAD HAKKINDA - YAZARLARA NOT - ARAŞTIRMA NOTLARI - KİTAP ELEŞTİRİLERİ - KURAMSAL SÖYLEM - DEĞERLENDİRME SÜRECİ - EDİTÖRDEN - MAKALELER - ABONELİK İŞLEMLERİ - ELEKTRONİK YAD - HABERLER VE DUYURULAR - İLETİŞİM - BAĞLANTILAR