BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ 

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

 

 

MAKALELER

¨ Mart-Ekim  2010

1. TÜRKİYE'DE ÖRGÜT KÜLTÜRÜ: ÖZEL SAYIYA GİRİŞ - Ali Danışman

2. ÖRGÜT KÜLTÜRÜNDE SIKILIK ESNEKLİK BOYUTU VE KURUMSAL GİRİŞİMCİLİĞE ETKİSİ - Arzu Wasti - Murat Fiş

3. ÖRGÜTSEL KÜLTÜR VE PAZAR ODAKLILIK PERFORMANSI: "KÜLTÜR TİPİ" VE "GÜÇLÜ KÜLTÜR" ÖNERMELERİNİN TÜRKİYE'DE TESTİ - Mahmut Bayazıt ve Cenk Koçaş

4. ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜN KÖK METAFORLARLA KEŞFİ: ÜNİVERSİTE GERÇEKLİĞİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA- Ferda Erdem

¨ Ekim 2009

1. KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK: YEREL FARKLILIKLAR, KÜRESEL AYNILIKLAR- Sibel Yamak 

2. TÜRKİYE'DE HAYIRSEVERLİKTEN KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUĞA GEÇİŞ: BİR KURUMSAL DEĞİŞİM ÖYKÜSÜ - Ozan Nadir Alavuklar - Selcen Kılıçaslan - Engin Bağış Öztürk

3. TÜRKİYE'DE KSS UYGULAMALARI: GELENEKSEL VE KÜRESEL ARASINDA - Bengi Ertuna - Ali Tükel

4. SİYASAL İKTİSAT VE KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK - Berkay Ayhan

¨ Mart 2009

1. ENDÜSTRİYEL KÜMELERDE YENİLİKÇİLİK: FİRMA ÖZELLİKLERİ ETKİLİ Mİ?  - A. Elif Şengün ve Çetin Önder

2. ALGILANAN KURUMSAL İTİBAR VE KURUMDAN AYRILMA NİYETİ ARASINDAKİ İLİŞKİDE BİR ARACI DEĞİŞKEN OLARAK ÖZDEŞLEŞMENİN ROLÜ - Ela Ünler Öz ve Füsun Bulutlar

3. TÜRKİYE'DE İŞ DÜNYASI İÇİN İLK 'İŞLETME' DERGİSİ: İŞLETME-İŞLETME EKONOMİSİ VE ORGANİZASYON MECMUASI- Behlül Üsdiken ve Mehmet Erçek

¨ Mart-Ekim 2008 - Türkiye'de İşletme Grupları Özel Sayısı

1. TÜRKİYE'DE İŞLETME GRUPLARI: ÖZEL SAYI'YA GİRİŞ - Behlül Üsdiken

2. TÜRKİYE'NİN BÜYÜK ŞİRKETLER KESİMİNDE İŞLETME GRUPLARININ İKTİSADİ ROLÜ VE ÇEŞİTLENDİRME STRATEJİLERİ - Aslı M. Çolpan ve Takashi Hikino

3. TÜRKİYE'DE İŞLETME GRUPLARI: ESKİLER VE YENİLER - Belkıs Özkara, Mustafa Kurt ve Kemal Karayormuk

4. TÜRKİYE’DEKİ İŞLETME GRUPLARINDA ÇEŞİTLENDİRME STRATEJİLERİNİN EVRİMİ - Ayşe Karaevli

¨ Mart-Ekim 2007

1. ALICI-TEDARİKÇİ İLİŞKİLERİNDE GÜVEN VE GÜVENSİZLİĞİN MÜBADELE PERFORMANSI ÜZERİNE ETKİLERİ - Ayşe Elif Şengün

2. BİREYCİLİK VE TOPLULUKÇULUK DEĞERLERİNİN ÖLÇÜLMESİ: BENLİK KURGUSU VE INDCOL ÖLÇEKLERİNİN TÜRKÇE GEÇERLEMESİ  - Arzu Wasti ve Selin Eser Erdil

3. ADAYIŞ MI KAÇIŞ MI? YÖNETSEL KONTROL KARŞISINDA POSTMODERN DÖNÜŞÜM SÖYLEMİ - Erkan Erdemir

¨ Mart-Ekim 2006

1. YÖNETİŞİM VE KÜRESEL REKABET - Melsa Ararat ve B. Burçin Yurtoğlu

2. BİR ÖRGÜT KİMLİĞİ OLARAK 'HOLDİNG' ADININ İNŞASI VE AŞINMASI: EŞANLI KURUMSALLAŞMA VE ÇÖZÜLME ÜZERİNE BİR MODEL ÖNERİSİ - Şükrü Özen ve Hakkı Okan Yeloğlu

3. SAHİPLİK DAĞILIMININ BİRLEŞİK LİDERLİK YAPISI ÜZERİNE ETKİLERİ- Sibel Yamak, Bengi Ertuna ve Mehmet Bolak

¨ Ekim 2005

1. KURAMSAL SÖYLEM - Kader Tan Şahin

2. ULUSLARARASI ORTAK GİRİŞİMLERDE ŞİRKET İÇİ TUTARLILIK VE YEREL EŞBİÇİMLİLİK BASKILARINI YÖNETMEDE FARKLILAŞAN STRATEJİK İNSAN KAYNAKLARI UYGULAMALARININ ROLÜ - Tülay İlhan

3. LİBERALLEŞMENİN İŞ ÖRGÜTLERİNİN ÇEŞİTLENMESİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: YENİ BİR PERSPEKTİF İHTİYACI - Kader Tan Şahin

4. YÖNETİCİ YEDEKLEME PLANI BİR ÖRGÜTÜN DEĞİŞİM KAPASİTESİNİ NASIL AZALTABİLİR? KURAMSAL BİR MODEL - Ayşe Karaevli

¨ Mart 2005 - Stratejik Yönetim Özel Sayısı

1. GİRİŞ: A. Kadir VAROĞLU

2. STRATEJİK YÖNETİM DÜŞÜNCESİNİN EVRİMİ: BİLİMSEL BİR DİSİPLİNİN OLUŞUM HİKAYESİ - Mehmet Barca

3. COĞRAFYA, STRATEJİ VE ORGANİZASYON: SON GELİŞMELER - Özlem Öz

4. TÜRKİYE’DE STRATEJİK YÖNETİM ALANININ KAPSAMINI BELİRLEMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA - R.Arzu Kalemci, Şirin Atakan Duman, Mehmet Çakar

¨ Ekim 2004 - Kurumsal Kuram Özel Sayısı

1. GİRİŞ: ÖRGÜTSEL ANALİZDE TÜRKİYE KAYNAKLI KURUMSAL KURAM ÇALIŞMALARI - Şükrü Özen

2. GÜÇ,_SINIF_ÇATIŞMASI_VE_AYRIMCI_ÖRGÜTSEL_

BİÇİMLERİN_KURUMSALLAŞMASI- Argun Saatçioğlu

 

3. ÇEVİRİ,_AKTÖR_AĞLARI_VE_EKSİK/ÖNCÜL_KURUMSALLAŞMA:_

TÜRKİYE’DEKİ_MESLEKİ_PERSONEL/İNSAN_KAYNAKLARI_SÖYLEMİNİN_

YENİDEN_KURGULANMASI,_1960-1999 - Mehmet Erçek

 

4. BİR_KURUMSAL_ALANIN_DOĞUŞU_VE_EVRİMİ:_TÜRKİYE’DE_

MUHASEBENİN_MESLEKLEŞME_SÜRECİ - Belkıs Özkara ve Kerim Özcan

¨ Mart 2004

1.İŞYERİNDE_SAPKIN_DAVRANIŞ:_AKADEMİK_PERSONEL_ÜZERİNDE_YEREL_

BİR_TANIM_VE_TİPOLOJİ_ÇALIŞMASI - Yasemin Arbak, Ayşe Yasemin Şanlı ve Ulaş Çakar

 

2.STRATEJİK_SEÇİM_VE_KURUMSALCI_BAKIŞ_AÇILARININ_BİRLİKTELİĞİ_

ÜZERİNE_EĞİTİM_SEKTÖRÜNDE_BİR_ARAŞTIRMA - Mehmet Eryılmaz

 

3.BİR_KURUMSAL_DEĞİŞİM_ÖNERİSİ_OLARAK_KAMU_YÖNETİMİ_REFORMLARINA

YÖNETİM_BİLGİSİNİN_NÜFUZU:“KAMU_YÖNETİMİ_TEMEL_KANUN_TASARISI”_

ÖRNEĞİ - Belkıs Özkara ve Mustafa Kurt

¨ Ekim 2003

1. ÖRGÜT_KÜLTÜRÜ_ÇALIŞMALARINDA_YÖNTEM_TARTIŞMASI- Ali Danışman ve Hüseyin Özgen

 

2. KÜLTÜRLERARASI_ÇALIŞMALARDA_YÖNTEM - S. Arzu Wasti ve Çetin Önder

 

3. ÖRGÜTSEL İLETİŞİM VE ADALET ALGILARININ ÖRGÜTSEL KİMLİK ALGILARI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ - Alper Ertürk

¨ Mart 2003

1. Türkiye'de İşgörme Anlayışı: Tanımı ve Boyutları - M. Ceyhan Aldemir, Yasemin Arbak ve Ömür N. T. Özmen - Özet

2. İş Görüşmelerinin Değerlendirilmesi: Aday Memnuniyeti Ölçeği - Fatma Küskü, Berk Ataman ve Ahmet Çakmak - Özet

3. Çalışma Amaçları, Meslekler ve Çalışmaya Ayrılan Zaman - Tülay Turgut ve Suna Tevrüz - Özet  

¨ Ekim 2002 - Yönetim Alanında Bilimsel Yaklaşım ve Yöntem Sorunları Özel Sayısı
Özel Sayı Editörleri: Fulya Sarvan ve A. Selami Sargut

1. GİRİŞ - BİLİMİN İKİLEMİ: BELİRLENİRLİK YA DA BELİRLENMEZLİK - A. Selami Sargut

2. TARİHSEL BİR BAKIŞLA BİLİM-YÖNETİM BİRLİKTELİĞİ - Behlül Üsdiken - Özet

3. "COGITO ERGO SUM"DAN "VIVO ERGO SUM"A ÖRGÜTSEL ANALİZ - Engin Yıldırım - Özet

4. TÜRKİYE'DEKİ ÖRGÜTLER/YÖNETİM ARAŞTIRMALARINDA TÖRENSEL GÖRGÜLCÜLÜK SORUNU - Şükrü Özen - Özet

5. ÇALIŞAN KADINLARA YÖNELİK CİNSİYET TEMELLİ DÜŞMANCA DAVRANIŞLARIN SEBEPLERİ VE SONUÇLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA - Gözdem Bebekoğlu ve S. Arzu Wasti - Özet

¨ Mart 2002

1. TÜRKİYE-ARAP KÜMESİNDE KURUMSAL KÜLTÜR: GLOBE ARAŞTIRMASI - Muzaffer Bodur ve Hayat Kabasakal - Özet

2. İŞ GÜVENCESİ ENDEKSİ VE İŞ GÜVENCESİ MEMNUNİYETİ ÖLÇEĞİ: GÜVENİRLİK VE GEÇERLİK ANALİZİ - Çetin Önder ve S. Arzu Wasti - Özet

3. BAĞLAM, AKTÖR, SÖYLEM VE KURUMSAL DEĞİŞİM: TÜRKİYE’DE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN YAYILIM SÜRECİ - Şükrü Özen - Özet

4. 1990’LI YILLARDA TÜRKİYE’DE YÖNETİM ALANI: DİSİPLİNİN YAPISI VE YAKLAŞIMLAR - Behlül Üsdiken ve Zeynep Erden - Özet

¨ Ekim 2001

1. PATERNALİZM: YÖNETİM VE LİDERLİK ANLAYIŞINA İLİŞKİN ÜÇ GÖRGÜL ÇALIŞMA - Zeynep Aycan - Özet

2. ÖRGÜTSEL ADALET KAVRAMI VE TERCÜME BİR ÖLÇEĞİN TÜRKÇE’DE GÜVENİRLİK VE GEÇERLİK ANALİZİ - S. Arzu Wasti - Özet

3. ÇALIŞANLARIN YÖNETİCİLERİNE DUYDUKLARI GÜVENİN VE ÖRGÜTSEL ADALETE İLİŞKİN ALGILAMALARININ VATANDAŞLIK DAVRANIŞININ OLUŞUMUNDAKİ ROLÜ - Janset Özen İşbaşı - Özet

4. AKADEMİK ÖRGÜTLERDE REHBERLİK İLİŞKİLERİNİN METAFORLARLA ANALİZİ - Ferda Erdem ve Fulya Sarvan - Özet

 

MART 2009

 

 

ENDÜSTRİYEL KÜMELERDE YENİLİKÇİLİK: FİRMA ÖZELLİKLERİ ETKİLİ Mİ?

Ayşe Elif Şengün ve Çetin Önder, Başkent Üniversitesi

 

Ekonomik faaliyetlerin coğrafi yoğunlaşması üzerine yazına bakıldığında endüstriyel kümelerdeki firmalar arasında türdeşlik (homojenlik) mi farklılaşma (heterojenlik) mı olduğuna ilişkin bir tartışmanın süregittiği görülmektedir. Bazı yazarlar küme firmalarının türdeş olduğunu varsaysa da diğerleri bazı firmaların kümelenmeden diğerlerine göre daha fazla fayda sağlayabileceğinin altını çizmektedirler. Bu çalışmada endüstriyel kümelerdeki firmaların değer zinciri içerisindeki konumlarının ve bununla ilintili diğer firma özelliklerinin kümelenmenin sağladığı yenilikçilik avantajlarından faydalanmak açısından firmalar arasında anlamlı bir farklılaşmaya etki edip etmediği araştırılmaktadır. Araştırma bulguları değer zincirinin alt aşamalarında konumlanmış olan satıcı firmaların değer zincirinin üst aşamalarında konumlanmış olan imalatçı firmalara göre kümenin sağladığı yenilikçi avantajlardan daha fazla faydalandığını ortaya koymaktadır.

 

Anahtar Kelimeler: Kümelenme, yenilikçilik, değer zinciri konumu, küme içi farklılaşma.

 

ALGILANAN KURUMSAL İTİBAR VE KURUMDAN AYRILMA NİTEYİ ARASINDAKİ İLİŞKİDE BİR ARA DEĞİŞKEN OLARAK ÖZDEŞLEŞMENİN ROLÜ

Ela Ünler Öz, Bahçeşehir Üniversitesi, Füsun Bulutlar, Yeditepe Üniversitesi

 

Çalışmamızın amacı kurumdan ayrılma niyeti ve özdeşleşme üzerinde algılanan kurumsal itibarın ne derecede etkili olduğunu ve özdeşleşmenin kurumsal itibar ve ayrılma niyeti arasındaki ilişkide bir ara değişken olarak etkili olup olmadığını araştırmaktır. Sözü edilen ilişkileri analiz edebilmek için hizmet sektöründe çeşitli iş yerlerindeki bir grup çalışana anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler çoklu regresyon analizi ile incelenmiş ve algılanan kurumsal itibarın kurum ile özdeşleşme aracılığıyla kurumdan ayrılma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca erkeklerin örgütsel özdeşleşmelerinin kadınlara göre daha fazla olduğu anlaşılmıştır. Kadın ve erkeklerin kurumdan ayrılma niyet düzeylerinde bir farklılık bulunmamıştır.

 

Anahtar Kelimeler: Algılanan kurumsal itibar, özdeşleşme, kurumdan ayrılma niyeti.

 

TÜRKİYE'DE İŞ DÜNYASI İÇİN İLK 'İŞLETME' DERGİSİ: İŞLETME-İŞLETME EKONOMİSİ VE ORGANİZASYON MECMUASI

Behlül Üsdiken, Sabancı Üniversitesi, Mehmet Erçek, İstanbul Teknik Üniversitesi

Bu makalede, 1943-1948 yılları arasında yayımlanmış, işletme konularında uygulama dünyasına yönelik Türkiye’deki ilk dergi olan İşletme incelenmektedir. İnceleme, dergideki yazıların büyük bölümünün dayanağını Almanya’dan ithal edilen işletme iktisadı disiplininin oluşturduğunu, ancak bu gelenek dışından gelen bazı makalelerin de bulunduğunu göstermektedir. İş dünyasına ulaşma, uygulamacı yazarlara ve pratik bilgiler gösterme iddiasındaki yazılara yer vererek sağlanmaya çalışılmıştır. Bir yandan da, öğütlenen ilke ve usullerin daha fazla kazanç getireceği, sağlayacakları rasyonelleşmenin milli bir mesele olduğu, savaş sonrası ortamın rasyonelliği zorunlu kılacağı gibi söylemlere başvurulmuştur. İnceleme ayrıca, dergi yoluyla, başta “işletmeci” kavramı etrafında olmak üzere, girişilen meslekleşme mücadelesini de aktarmaktadır. Makale, yaklaşık 20 yıl kadar sonra yayımlanan benzer bir dergiye de değinerek, uygulama dünyasını etkileme meseleleri üzerine bir tartışmayla son bulmaktadır.

     Yukarı

MART-EKİM 2008

Türkiye'de İşletme Grupları Özel Sayısı

 

TÜRKİYE'DE İŞLETME GRUPLARI: ÖZEL SAYI'YA GİRİŞ

Behlül Üsdiken, Sabancı Üniversitesi

Bu giriş yazısında, önce, Türkiye’de işletme grupları üzerine 2000’li yıllara kadar yayınlanmış çalışmalar, hemen arkasından da 2000’li yıllarda üretilen yazın gözden geçirilmektedir. İzleyen bölümde Özel Sayı’da yer alan makalelerin bugüne değin bildiklerimize neler ilave ettikleri ele alınmaktadır. Yazı, işletme grupları üzerine ileride yapılabilecek araştırmalara dair bazı düşünce ve önerilerle son bulmaktadır.

 

TÜRKİYE'NİN BÜYÜK ŞİRKETLER KESİMİNDE İŞLETME GRUPLARININ İKTİSADİ ROLÜ VE ÇEŞİTLENDİRME STRATEJİLERİ

Aslı M. Çolpan ve Takashi Hikino, Kyoto Üniversitesi

Bu çalışma, Türkiye’deki büyük şirketler kesimi içinde işletme gruplarının iktisadi rolünü ve çeşitlendirme stratejilerini sistematik olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Faaliyetlerini tek bir iş kolunda toplama eğilimine sahip kamu iktisadi teşekküllerinin aksine, işletme grupları, birbiriyle ilgisiz faaliyet alanlarına giriş yapmışlardır. Özellikle 1980’lerden bu yana süre gelen iktisadi serbestleşme ortamı içinde oluşan girişken işletme grupları, daha önce kurulan grupları yakalayabilme sürecinde bu tarz çeşitlendirme stratejileri uygulamışlardır. Erken dönem ve geç dönem işletme grupları benzer düzeyde bir endüstri çeşitlendirmesi sergilemekte iseler de, tarihsel olarak karşılaştıkları farklı iş çevreleri nedeniyle, imalat alanına yönelik bağlılıklarında göreceli bir fark görülmektedir.

TÜRKİYE’DE İŞLETME GRUPLARI: ESKİLER VE YENİLER

Belkıs Özkara, Mustafa Kurt ve Kemal Karayormuk, Kocatepe Üniversitesi

“İşletme grupları” son yıllarda örgüt incelemelerinin ilgi çeken konulardan biridir. Türkiye’de işletme grupları, II. Dünya Savaşından sonraki özel kesimin de dahil edildiği endüstrileşme süreciyle ortaya çıkan bir örgüt formudur. Bu çalışma, bu örgütsel formun farklı ekonomik dönemlerde kendini yeniden üretip üretmediğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla Türkiye’de 1980 öncesi ve sonrası ortaya çıkan işletme grupları bugün gösterdikleri özellikler itibariyle kıyaslanmıştır. Bulgular iki ayrı kümedeki işletme gruplarının çeşitlenme düzeyleri ve içe dönük uluslararasılaşma boyutlarında farklılaştıklarını; kurma, satın alma ve dışa dönük uluslararasılaşma boyutları açısından anlamlı bir farklılaşma olmadığını göstermektedir.

 

TÜRKİYE’DEKİ İŞLETME GRUPLARINDA ÇEŞİTLENDİRME STRATEJİLERİNİN EVRİMİ

Ayşe Karaevli, Sabancı Üniversitesi

Bu çalışma Türkiye’deki işletme gruplarının çeşitlendirme stratejilerinin evrimini kavramsal bir çerçeve dâhilinde açıklamayı hedeflemektedir. Makalede ilk önce çeşitlendirme stratejileri üzerine var olan yazın değerlendirilmekte ve gelişmiş ekonomilerdeki çalışmalardan yola çıkarak geliştirilen kuramların neden gelişmekte olan ülkelerdeki örgütlerin çeşitlendirme stratejilerini açıklamada yetersiz kaldığı tartışılmaktadır. Daha sonra, Türkiye’deki işletme gruplarının stratejilerinin evrimi, var olan kuramlardan ve sınırlı da olsa Türkiye’de bu konuda şimdiye kadar yapılan çalışmalardan yararlanarak açıklanmaya çalışılmaktadır. Çalışmada küresel ekonomiyle bütünleşme sürecinde “çok odaklı” bir çeşitlendirme stratejisine geçmeye başladığı gözlemlenen işletme gruplarının odaklanma süreçleri üzerine kuram geliştirme yönünde ilk adımlar atılması ve gelecekteki görgül çalışmalar için bir zemin hazırlanması hedeflenmektedir.

Anahtar Kelimeler: Çeşitlendirme Stratejileri, Odaklanma, Gelişen Pazarlarda İşletme Grupları

Yukarı

MART-EKİM 2007

 

 

ALICI-TEDARİKÇİ İLİŞKİLERİNDE GÜVEN VE GÜVENSİZLİĞİN MÜBADELE PERFORMANSI ÜZERİNE ETKİLERİ: ANKARA MOBİLYACILAR SİTESİ ÖRNEĞİ

Ayşe Elif Şengün, Başkent Üniversitesi

Bu çalışma güven, güvensizlik ve mübadele performansı ilişkisini bir mobilya sanayi sitesi bağlamında mağazacı ve imalatçı firmalar arasındaki alıcı-tedarikçi ilişkileri çerçevesinde incelemektedir. Yazındaki bazı çalışmalar güvenin performans için önemli olduğunu söylerken diğer bazıları ise güvenin ekonomik mübadeleler için etkili olmadığını ileri sürmektedir. Güvensizliğin ise yazında tam olarak ne konumda olduğu açık değildir. Dolayısıyla bu çalışma, güven ve güvensizliğin mübadele performansı üzerine etkilerini inceleyerek bu iki kavramın konumları konusunda görgül dayanak sunmayı amaçlamaktadır. Araştırma sonuçları güven ve mübadele performansı arasında anlamlı olumlu bir ilişki olduğunu, güvensizlik ve mübadele performansı arasında ise anlamlı ve olumsuz bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ayrıca doğrulayıcı faktör analizi sonuçları güven ve güvensizliğin birbirinden ayrı iki olgu olduğunu göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Güven, güvensizlik,endüstriyel bölgeler, mübadele performansı

 

BİREYCİLİK VE TOPLULUKÇULUK DEĞERLERİNİN ÖLÇÜLMESİ: BENLİK KURGUSU VE INDCOL ÖLÇEKLERİNİN TÜRKÇE GEÇERLEMESİ

Arzu Wasti ve Selin Eser Erdil, Sabancı Üniversitesi

Bu çalışma ile bireycilik ve toplulukçuluk değerlerini bireysel düzeyde ölçmek üzere sıklıkla kullanılan, Benlik Kurgusu Ölçeği (Self Construal Scale; SCS) (Singelis, 1994) ile INDCOL ölçeğinin (Singelis ve diğerleri, 1995) Türkçedeki psikometrik özellikleri değerlendirilmiştir. Üç farklı çalışan örnekleminden elde edilen veriler üzerinde yapılan analizler neticesinde SCS’nin geçerliği desteklenmemiş ve ölçeğin yapısının kuramsal olarak da gözden geçirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. INDCOL ölçeğinin ise gerek faktör analizleri gerek korelasyon analizleri ile geçerlemesi sonucunda daha güvenilir bir ölçek olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak Türkiye ortamında daha anlamlı olabilecek maddelerle geliştirilmesi önerilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Bireycilik, toplulukçuluk, SCS, INDCOL, ölçek geçerleme

 

ADAYIŞ MI KAÇIŞ MI? YÖNETSEL KONTROL KARŞISINDA POSTMODERN DÖNÜŞÜM SÖYLEMİ

Erkan Erdemir, Osmangazi Üniversitesi

Barley ve Kunda (1992) 1980 sonrası dönemde ortaya çıkan yönetim söylemlerinin örgüt kültürü üst başlığı altında birer normatif kontrol aracı olduklarını iddia etmektedir. Diğer yandan örgüt kültürünün, özünde yönetimci bakış açısına karşı eleştirel bir duruş içerdiği ve sonradan araçsallaştırıldığı da iddia edilmektedir. Postmodern dönüşüm söylemi de yönetim ve örgüt yazınında aynı dönemlerde tartışılmaya başlanmıştır. Bu dönemde ortaya çıkan yeni yönetim ve örgütlenme yaklaşımlarının niteliği ise farklı postmodernist yaklaşımlar arasında tartışma konusudur. Postmodernizmin şüpheci yorumu tarafından yönetsel kontrole karşı bir farkındalık ve özgürleşim bakış açısıyla ele alınan bu gelişmeler, postmodernizmi yeni bir tarihsel dönem olarak kabul eden yorum açısından olumlayıcı bir tarzda değerlendirilmektedir. Bu çalışma, örgüt kültürünün zaman içerisinde eleştirel bir konumdan yönetsel bir kontrol aracı haline dönüştüğü iddiasının postmodernizm söylemi için de geçerli olup olmadığını, yeni yönetim ve örgüt yaklaşımlarının yoğun biçimde gündeme geldiği insan kaynakları yönetimi alanındaki gelişmeler üzerinden tartışmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Postmodern dönüşüm, örgüt kültürü, yönetsel kontrol, insan kaynakları yönetimi

Yukarı

MART-EKİM 2006

 

 

YÖNETİŞİM VE KÜRESEL REKABET

Melsa Ararat, Sabancı Üniversitesi, B. Burçin Yurtoğlu, Universität Wien

Bu makale yönetişim sistemleri ve ülkelerin ekonomik performansı arasındaki ilişki konusunda yapılan araştırmaların bir sentezini oluşturmaya çalışmaktadır. Makalede yönetişim sistemlerinin çerçevesinin belirlenmesinde önemli rol oynadıkları düşünülen sahiplik yapıları, yönetim kurulları ve hukuk sistemleri incelenmekte ve bu yapılardan bazılarının makro- ve mikroekonomik performansa önemli etkileri olduğu vurgulanmaktadır. Bunu yaparken mal piyasalarındaki rekabet düzeyinin yönetişim yapılarına etkisi de ele alınmaktadır. Makalenin son kısmında yönetişim yapılarının yakınsaması hakkında muhtemel senaryolar değerlendirilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Yönetişim, rekabet, mülkiyet yapıları, hukuk sistemleri, yakınsama

 

BİR ÖRGÜT KİMLİĞİ OLARAK HOLDİNG ADININ İNŞASI VE AŞINMASI: EŞANLI KURUMSALLAŞMA VE ÇÖZÜLME ÜZERİNE BİR MODEL ÖNERİSİ

Şükrü Özen ve Hakkı Okan Yeloğlu, Başkent Üniversitesi

Bu çalışmada, yönetim modası ve örgüt kimliği yazınlarından yararlanarak, bir örgüt formuna verilen adın eşanlı kurumsallaşması ve çözülmesi sürecini açıklayan bir model önerilmektedir. Model, Türkiye’deki ‘holding’ adının bir örgüt kimliği olarak meşruiyetinin inşası ve çözülmesi süreci incelenerek sınanmaktadır. Araştırma sonuçları, ‘holding’ kimliğinin, nitelediği holding formunun örgütsel alanın merkezindeki görece saygın örgütlerden kenardaki örgütlere yayıldıkça kurumsallaştığını, ancak diğer yandan da, kenardaki örgütlerden farklılaştırmaya çalışan merkezdeki örgütlerin kimliklerini ‘holding’ dışındaki adlarla nitelemeleri sonucunda çözülmeye başladığını göstermektedir. Araştırma, bir örgütsel formu niteleyen kimliğin, o formun teknik verimliliğini zayıflatacak herhangi bir dışsal krize, kurumsal girişimciye veya çatışan kurumsal mantıklara gerek kalmaksızın, bir yandan kurumsallaşırken, diğer yandan çözülebileceğini ileri sürmektedir.

Anahtar Kelimeler: Kurumsal değişim, kurumsallaşma, çözülme, holding, yönetim modası, örgütsel kimlik

 

SAHİPLİK DAĞILIMININ BİRLEŞİK LİDERLİK YAPISI ÜZERİNE ETKİLERİ

Sibel Yamak, Galatasaray Üniversitesi, Bengi Ertuna, Boğaziçi Üniversitesi, Mehmet Bolak, Galatasaray Üniversitesi

Birleşik liderlik yapısı, aynı kişinin eşanlı olarak hem yönetim kurulu başkanı hem de genel müdür görevlerini üstlenmesi anlamına gelmektedir. Bu çalışma, şirketlerin sahiplik yapısı ile birleşik liderlik yapısının benimsenme olasılığı arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Çalışmanın örneklemi 2001 yılında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda işlem görmekte olan imalat sanayi şirketlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın bulguları, şirket kontrolünü elinde tutan hissedarın kimliğinin firmanın liderlik yapısını etkilediğini göstermektedir. Buna göre kişi-aile ve kamu sahipliğindeki şirketlerde genel müdürün aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olma olasılığı artmaktadır. Bankaların ortaklar arasında yer alması durumunda ise birleşik liderlik yapısının görülme olasılığı düşmektedir. Kurumsal yatırımcı ve finans dışındaki alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin ortaklığı ve birleşik liderlik yapısı arasında ilişki bulunamamıştır. Bu çalışma, birleşik tepe yönetim yapısını belirleyen etkenler gibi Türkiye’de ve dünyada az araştırılmış bir konuyu ele alarak yazına katkıda bulunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Sahiplik yapısı, birleşik liderlik yapısı, tepe yönetim, kamu şirketi, aile şirketi

Yukarı

EKİM 2005

 

 

KURAMSAL SÖYLEM

Kader Tan Şahin, Karadeniz Teknik Üniversitesi

 

Derginin bu bölümü yönetim ve örgüt kuramı alanında farklı kuramsal yaklaşımların ve paradigmaların gündeme getirildiği bir ortam olarak tasarlanmıştır. Farklı başvuru çerçevelerinin ve kuramsal bakış açılarının bu sayfalara yansımasının alanda düşünce çeşitliliğine ve zenginliğe yol açacağı kanısındayız. Böylesi ortamların kuramsal söylemin anadilimize yerleşmesi ve birbirimizi anlayabilmemiz açısından da önemli olduğu kanısındayım.


Kuramsal Söylem’e gönderilen yazılarda kuramsal bir tartışma başlatılabileceği gibi Yönetim Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanan bir makale de eleştirilebilecektir. Eğer yazı bir makaleyi eleştiriyorsa, makalenin yazarından da karşı görüş bildirmesi istenecektir. Yazılar üç sayfayı geçmemelidir. Kuramsal Söylem’e gönderilen yazılar hakeme gönderilmeyecek, basılma kararı editör ve yardımcı editörler tarafından verilecektir.

 

Türk iş sisteminde baskın örgüt formunun şirket grupları olduğu ve bu şirket gruplarının birçoğunun hukuki açıdan holding olarak yapılandırıldığı görülmektedir (Whitley, 1994; Gökşen ve Üsdiken, 2001). Diğer taraftan Türk iş sistemi incelendiğinde şirketlerin bir kısmının holdinge bağlı olduğu diğer kısmının ise bağımsız şirketler oldukları görülmektedir. Bu ayrımın iş sisteminin özelliğinden kaynaklanan kurum ve kaynak temeline (Şahin, 2005) dayanarak oluştuğu söylenebilir. Ancak Türk iş sistemine ait bu yapısal özellikler yapılacak çalışmalarda hem kavramsal hem de ampirik problemlere yol açmaktadır.

 

Bu tartışmanın Coase’nin “firmanın doğası nedir?” sorusu ile başlayan ünlü makalesine dayandığı görülmektedir (Coase, 1937’den aktaran Peng, 2002: 64). Granovetter (1994), Coase’nin “firmalar niçin vardır” sorusunu “şirket grupları niçin vardır” şeklinde yenilemektedir. Dolayısıyla Granovetter farklı şekilde incelenen iki sorunun aslında birbirleriyle bağlantılı olduğunu ileri sürmektedir. Firma stratejisi üzerine yapılan birçok araştırma firmanın gerçekten ne olduğu ile ilgili bir fikir birliğine sahip değildir. Batıdaki anlamıyla, üst yönetici tarafından otoritesiyle kontrol edilen firmanın, göreceli olarak kesin sınırları vardır (Williamson, 1975). Özellikle büyük holdingler açısından firma, birçok batılı ortamda olmayan, kişisel ilişkiler, kısmi sahiplik ve yönetimin birbirine bağlanması gibi ilişkiler ile sınırların daha geçirgen ve belirsiz olduğu bir yapıda bulunmaktadır. Bu tür firmalar “şirket grupları” olarak adlandırılır (Granovetter, 1994). Grubun üyeleri özerk olmasına rağmen, bir topluluk olarak görülürler. Fakat, firmanın veya grubun sınırlarını belirlemedeki güçlük onların stratejik büyüklük ve performansını ölçerken ampirik problemlere yol açmasının yanında, aynı zamanda bu örgütlerin firma olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği üzerine kavramsal tartışmaya yol açmaktadır. Spesifik olarak Hamilton ve Feenstra (1995), Coase (1937)’nin yaptığı firma tanımını sadece modern batı toplumlarında baskın bir yapı olduğunu, ancak dünyanın diğer tarafında ampirik ve kavramsal öneminin olmadığını ileri sürmektedir.

 

Dolayısıyla, Türk iş sisteminin bu yapısal özelliklerinin hem kavramsal hem de ampirik çalışmalarda gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Bir adım daha ileri gidilerek Türk iş sistemine ilişkin firma tanımının ne olduğu ve analiz düzeyinin nasıl alınması gerektiği üzerine çalışmalar yapılmalıdır. Bireysel düzeyde yapılan örgüt çalışmaları analiz düzeyi probleminden kısmen etkilenirken, özellikle örgüt düzeyindeki analizlerin yapıldığı çalışmalar bu problemden direkt etkilenmektedir.

 

Türkiye’deki holdingler incelendiğinde bazı yönetim uygulamalarının holding düzeyinde yapıldığı ve aynı kültürel kimliğin yaratılmaya çalışıldığı görülmektedir. Özellikle insan kaynakları departmanlarının birçok holdingde ortak olduğu saptanmıştır. Bu nedenle İSO’nun yayınladığı 2004 yılı ilk 500 sanayi işletmesindeki holdinglere bağlı şirketlere şirket düzeyinde anket gönderilmiştir. Seçilen holdingler Türkiye’de iş sistemini şekillendiren ve temel özelliklerini taşıdığı bilinen 20 holdingten oluşmaktadır. Anket gönderilen bu holdinglerin 15‘i ankete cevap vermiştir. Şirketlerin birçoğunun (13) insan kaynakları uygulamaları ile ilgili sorulan soruları genel merkeze ilettiği görülmektedir. Holdinglerdeki bu eğilim Türkiye’deki şirket gruplarının durağan ve şirketler arasındaki işbirliği ve koordinasyonun güçlü olduğunu göstermektedir. Ayrıca anketler esnasında yöneticilerle yapılan mülakatlarda aynı eğilimin olduğunu göstermektedir. Şirket grupları özelliği gösteren diğer formların (zaibatsu, keiretsu, cheabol, grupos economicos, twenty-two families) bu açılardan farklı oldukları görülmektedir (Granovetter, 1994). Şirket gruplarının bu durağanlığı ve tek bir firma gibi işbirliği ve koordinasyonun yüksek olması şirket gruplarına bu bağlamda “tek bir büyük firma” gibi bakabileceğimiz olasılığını arttırmaktadır.

 

Dolayısıyla örneklem olarak seçilen özellikle İSO’nun yayınladığı ilk 500 sanayi işletmesi bir yanıltmaca mıdır? Aslında iş sisteminde söylenenden daha az firma mı vardır? Diğer taraftan holdingler eğer firma olarak değerlendirilirse, literatür neden bu tür şirketleri “şirket grupları” (business groups) olarak tanımlamaktadır. Grup tanımı burada neyi ifade etmektedir? Tabii ki bu kavramsal sorunlar çalışmaların analiz düzeyini etkilemektedir. Örneklem sayısı holding olduğunda farklı, şirket düzeyinde farklı olduğu için yapılan çalışmaların ampirik sonuçlarını da etkilemektedir. Tabii ki çalışmanın metodolojisi eğer istatistiksel bir analizi dayanıyorsa ve genelleme yapmak şeklinde ontolojik ve epistemolojik bir tercihi varsa bir problem yaratmaktadır. Diğer taraftan anlamacı veya yorumlamacı paradigmaların şekillendirdiği çalışmalar bu analiz düzeyi probleminden etkilenmeyecektir.

 

ULUSLARARASI ORTAK GİRİŞİMLERDE ŞİRKET İÇİ TUTARLILIK VE YEREL EŞBİÇİMLİLİK BASKILARINI YÖNETMEDE FARKLILAŞAN STRATEJİK İNSAN KAYNAKLARI UYGULAMALARININ ROLÜ

Tülay İlhan, Karadeniz Teknik Üniversitesi

 

Çalışma, uluslararası ortak girişimlerde (UOG) benimsenen farklılaşmış stratejik insan kaynakları yönetimi (İKY) uygulamalarını açıklamayı amaçlamaktadır. İKY uygulamaları, UOG’lerin karşı karşıya kaldıkları yerel eşbiçimlilik ve şirket içi tutarlılık baskılarını eşzamanlı olarak yönetmede kullandıkları en önemli araçlardan biri olarak kabul edilmektedir. Çalışmada, Türkiye’de faaliyette bulunan UOG’lerin bağlamsal etmenlerinin İKY uygulamaları üzerindeki etkileri, niteliksel ve niceliksel yöntemler kullanılarak incelenmektedir. Elde edilen sonuçlar, UOG’lerde çift yönlü baskıları dengede tutmak amacıyla İKY uygulamalarında farklılaşmaya gidildiğine ve UOG’lerde benimsenen İKY uygulamalarının bağlamsal etmenlerin bir işlevi olduğuna işaret etmektedir. Çalışmanın bulguları, UOG’in bağlamsal etmenlerinden özellikle yabancı ortağın çokuluslu işletme stratejisinin ve pazara giriş stratejisinin insan kaynakları uygulamalarının en önemli belirleyicileri olduğunu öngörmektedir.

 

Anahtar kelimeler: Uluslararası ortak girişim, uluslararası stratejik insan kaynakları uygulamaları, yerel eşbiçimlilik, şirket içi tutarlılık, çokuluslu işletme stratejisi, Türkiye

 

LİBERALLEŞMENİN İŞ ÖRGÜTLERİNİN ÇEŞİTLENMESİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: YENİ BİR PERSPEKTİF İHTİYACI

Kader Tan Şahin, Karadeniz Teknik Üniversitesi

Bu çalışmanın amacı, özellikle devlete bağımlı iş sisteminin özelliklerini yansıttığı ileri sürülen Türk iş sisteminde, 1990 sonrası yaşanan kırılma ile birlikte politik iktisat ve makro-kurumsalcı bakış açılarıyla hala bu baskın formun devam edip etmediğini tartışmaktır. Ayrıca, bazı sektörlerde devlete bağımlı iş sisteminin baskın niteliği devam ederken bazı sektörlerde bu baskınlığın devam etmemesi kurum ve kaynak temelli yaklaşımlar ile yeni bir perspektiften değerlendirilmeye çalışılacaktır. Sonuç olarak, Türk iş sisteminin 1990 sonrası liberalleşme deneyimine hangi yönde cevap verdiği ve bu baskın formu yeniden üretip üretmediği kuramsal çoğulculuk yardımıyla irdelenmeye çalışılacaktır. 

Anahtar kelimeler: Devlete-bağımlı iş sistemi, holding, şirket grupları, kaynak temelli, kurum temelli, kültür, ilgisiz faaliyet alanında çeşitlenme stratejisi, liberalleşme, TÜSİAD, MÜSİAD.

YÖNETİCİ YEDEKLEME PLANI BİR ÖRGÜTÜN DEĞİŞİM KAPASİTESİNİ NASIL AZALTABİLİR? KURAMSAL BİR MODEL

Ayşe Karaevli, Sabancı Üniversitesi

Bu çalışmada yönetici yedekleme planının bir örgütün değişim kapasitesini nasıl azaltabileceğini gösteren kuramsal bir model geliştirilmiştir. Savunulan ana teze göre, üst düzey yönetici seçimi ve gelişiminde egemen olan “uyum” yaklaşımı ve var olan çeşitli sosyopolitik güçler, yönetici takımının benzeşikliğini (homojenliğini) arttırma ve yöneticilerin kariyer deneyimlerindeki çeşitliliği ve bilgi işleme yetkinliklerini azaltma eğilimi göstermektedir. Bu da, üst yönetim takımının bilgi, yetenek ve bakış açısı genişliğinde sınırlamalara neden olmakta, ve sonuç olarak, örgütlerin değişim kapasitesini azaltarak özellikle dinamik çevrelere uyum sağlamada başarısızlıklara yol açmaktadır. Ayrıca çalışmada, geliştirilen model ve önermelerin Türkiye’de yapılacak olan araştırmalar ve yönetimsel uygulamalar için önemi tartışılmaktadır.

Anahtar kelimeler: Üst düzey yönetici yedekleme planı; Örgüt değişimi ve uyumu; Üst yönetim takımları; Yönetici kariyerleri

MART 2005

Stratejik Yönetim Özel Sayısı

 

STRATEJİK YÖNETİM DÜŞÜNCESİNİN EVRİMİ: BİLİMSEL BİR DİSİPLİNİN OLUŞUM HİKAYESİ

Mehmet Barca, Sakarya Üniversitesi

Bu çalışmanın amacı, stratejik yönetim düşünce ve araştırmalarının evrimini, şu soruya yanıt aramak üzere incelemektir: Stratejik yönetim düşünce ve araştırmaları bilimsel bir disiplin olma statüsüne erişmiş midir veya bilimsel bir disiplin olma sürecinde evrim aşamasının neresindedir? Çalışma, Kuhn’un “paradigma” kavramı esas alınarak yapılmaktadır. Bu çerçevede, stratejik yönetim düşünce ve araştırmaları etrafında bir bilim cemaati oluşmuş mudur, stratejik yönetim düşünce ve araştırmalarını disipline eden bir ortak sorunsal ve varsayımlar seti var mıdır, stratejik çalışmaları yönlendiren ve disipliner birliği sağlayan bir egemen yaklaşımdan söz edilebilir mi, sorularına yanıt aranmaktadır. Bu soruların yanıtları ışığında, stratejik yönetim düşünce ve araştırmalarının henüz bir “olgun bilim” statüsüne ulaşmadığı ileri sürülmektedir. Ancak bu yönde ilerlemenin olduğuna ilişkin güçlü işaretlerin olduğu tespiti de yapılmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu ilerlemeyi nelerin yavaşlattığı ve nelerin hızlandırabileceği de  tartışılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Stratejik yönetim, paradigma, disiplin, bilim cemaati, problem alanı ve ortak varsayımlar, olgun bilim. 

COĞRAFYA, STRATEJİ VE ORGANİZASYON: SON GELİŞMELER

Özlem Öz, Boğaziçi Üniversitesi

Ekonomik faaliyetlerin coğrafi dağılımı ve bu dağılımı etkileyen nedenlerin araştırılması konusu uzun yıllar boyunca ve çeşitli boyutlarıyla ekonomiden sosyolojiye pek çok araştırmacının ilgisini çekmiştir. Son yıllarda konuya ilgide işletme yazınında da dikkat çekici bir artış gözlendiğini söylemek mümkündür. Bu makalede, ekonomik faaliyetlerin coğrafi yoğunlaşması konusuna işletme yazınının getirdiği katkılar üzerinde durulmakta ve ilgili yazında devam eden tartışmaların makro düzeydeki yansımaları tartışılmaktadır.

Anahtar kelimeler: kümelenme, coğrafi yoğunlaşma, örgüt teorisi, stratejik yönetim

TÜRKİYE’DE STRATEJİK YÖNETİM ALANININ KAPSAMINI BELİRLEMEYE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA

Şirin Atakan Duman, Çankaya Üniversitesi, R. Arzu Kalemci, Çankaya Üniversitesi,  Mehmet Çakar, Başkent Üniversitesi

Genç olarak adlandırabileceğimiz stratejik yönetim alanın tanımı kendi yazınımızda olduğu kadar yabancı yazında da tartışılmaktadır. Nag ve diğerleri (2005), Amerika yazınını ele aldıkları çalışmalarında strateji kavramının yönetim alanında ne anlama geldiğini ve hangi konu başlıkları altında çalışıldığını belirlemişlerdir. Bu çalışma ise Nag ve diğerlerinin (2005) yapmış oldukları çalışmayı kaynak almak üzere, Türk yazarlar tarafından yönetim alanında stratejik yönetim kavramının nasıl anlamlandırıldığını göstermeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, CATA yazılımı kullanılarak içerik analizi yapılmıştır. Böylece, stratejik yönetimin kendine özgü kelimeleri belirlenmiş ve bu kelimelerin gruplanması ile Türk yazarların anlamlandırmalarından doğan bir stratejik yönetim tanımına ulaşılmıştır.

Anahtar kelimeler: strateji, stratejik yönetim, içerik analizi, CATA.

Yukarı

EKİM 2004

Kurumsal Kuram Özel Sayısı

GÜÇ, SINIF ÇATIŞMASI VE AYRIMCI ÖRGÜTSEL BİÇİMLERİN KURUMSALLAŞMASI

Argun Saatçioğlu, Case Western Reserve University

Bu çalışma, Cleveland şehrindeki ayrımcı mahalle okullarını itiraz edilemez kılan güç dinamiklerine odaklanarak, kurumsal kuramı genişletmenin yollarını araştırmaktadır. Mahalle okulları; ekonomik, sosyal ve kültürel sermaye sıkıntısı çekilen bir çevrede yaşayan yoksul azınlık şehir çocuklarının eğitim sorunlarının devam etmesinde büyük bir rol oynamaktadır. Cleveland’daki mahalle okulları ve bu okullardaki öğrenciler yıllar boyu süren ırkçı ayrımcılık ve dışlanmadan zarar görmüşlerdir. Yine de mahalle okulları, zenginlerin fakirlerin istek ve tercihlerini sınırlandırmış olmaları nedeniyle itiraz edilemez konumlarını korumaktadırlar. Kurumsal kuram, örgütsel biçimlerin sosyal meşruiyeti (yani ‘olduğu gibi kabullenme’, ya da ‘kanıksama’) konusuna odaklanarak, mahalle okullarının meşruiyetini muhafaza eden güç dinamiklerinin incelenmesine olanak sağlamaktadır. Bunu, (1) açık çatışma eksikliğini siyasetin bir işareti olarak değerlendiren bir güç perspektifini esas alarak ve (2) sosyal sınıf düzeyinde bir çözümlemeyi benimseyerek yapabilir. 

Anahtar sözcükler: kurumsalcılık, güç, sınıf çatışması, meşruiyet, örgütsel biçim, eğitim modelleri

ÇEVİRİ, AKTÖR AĞLARI VE EKSİK/ÖNCÜL KURUMSALLAŞMA: TÜRKİYE’DEKİ MESLEKİ PERSONEL/İNSAN KAYNAKLARI SÖYLEMİNİN YENİDEN KURGULANMASI, 1960-1999

Mehmet Erçek, İstanbul Teknik Üniversitesi

 

Çalışma, çeşitli analitik seviyelerdeki söylem, aktör ağı ve olgu etkileşimlerinin tarihine dayanarak kurumsal değişimi kurgulamacı bir bakış açısıyla açıklamayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, Türk mesleki Personel/İnsan Kaynakları söyleminin tarihi gelişimi, yorumsal (hermeneutical) söylem analizi ve anlatı kurgulaması yöntemiyle ve metinsellik, metinler-arası etki ve tarihsellik dikkate alınarak araştırılmaktadır. Anlatı, kurumlar arası sisteminin içkinliği ve çevre konumuyla Türkiye bağlamının, yeni-kurumsal kuramda yer alan arka plan varsayımlarını, yani ayrışmış kurumlar arası sistemin mevcudiyeti ve eşbiçimliliği üretmek için gerekli olan yapılanmış örgütsel alanların yaygınlığı önermelerini ihlal ettiğini ortaya koymuştur. Bu yüzden, iş ilişkisinin düzenlenmesi etrafında yeralan ve bu düzeni kurgulayan kurumsal şablonlar, aktör ağları ve söylemsel retorikler dikkate alındığında, homojenleşme ve durağanlıktan ziyade kurumsal değişim ve farklılık, incelenen dönem boyunca baskın özellikler olmaktadır.

Anahtar sözcükler: Personel/İnsan Kaynakları Yönetimi söylemi, kurumsal değişim, Türkiye, söylem analizi ve anlatı kurgulaması

BİR KURUMSAL ALANIN DOĞUŞU VE EVRİMİ: TÜRKİYE’DE MUHASEBENİN MESLEKLEŞME SÜRECİ 

Belkıs Özkara ve Kerim Özcan, Afyon Kocatepe Üniversitesi

Ortak bir anlam sisteminin parçası olan ve katılımcıların birbirleriyle sıklıkla iletişim kurduğu örgüt topluluğu olarak örgütsel alan sosyal olarak kurulmuş beklentilerin ve uygulamaların yayıldığı süreçler olarak tanımlanır. Meslekler de modern toplumların giderek büyüyen örgütsel alanlarıdırlar ve artık sosyal kurumlar olarak görülmektedirler. Bu nedenle toplumsal uğraşların nasıl kurumsallaştıkları ve örgütsel alanlara dönüştükleri kurumsalcı teorisyenlerin ilgisini çekmeye başlamıştır. Bu nedenle meslekler kurumsallaşmanın ve kurumsal değişimin incelenmesine uygun alanları oluşturmuşlardır. Bu çalışma, Türkiye’de muhasebenin kurumsallaşarak bir örgütsel alana dönüşmesini ve evrimini tarihsel bir bakış açısından açıklamayı amaçlar. Bu amaç doğrultusunda muhasebe mesleğinin kurumsal alanının değişimi O’Brien ve Slack’in (2003) çalışmalarında esas aldıkları dört faktör temelinde incelenmiştir. Alandaki aktörlerin sayısı ve yapısı, değişim (exchange) süreçleri ve örgütler arası bağlantılar, sermaye yapısındaki değişim ve düzenleyici yapılardaki değişim olmak üzere bu dört faktör etrafında muhasebe mesleğinin kurumsal alanının değişimi ve meslekleşme süreci tarihsel perspektiften ele alınmıştır. Mesleğin kurumsal değişim süreçlerinde aktörler ile düzenleyici yapıların önemli iki faktör olduğu ortaya çıkmıştır. 

Anahtar Sözcükler: Muhasebe mesleği, örgütsel alan, kurumsallaşma.

 

MART 2004

 

İŞYERİNDE SAPKIN DAVRANIŞ: AKADEMİK PERSONEL ÜZERİNDE YEREL BİR TANIM VE TİPOLOJİ ÇALIŞMASI

Yasemin Arbak, Ayşe Yasemin Şanlı, Ulaş Çakar, Dokuz Eylül Üniversitesi

 Çok genel olarak örgütün kabul görmüş normlarına aykırılık olarak tanımlanan işyerinde sapkın davranış, günümüz örgütlerinin potansiyel sorun kaynaklarından birini oluşturmaktadır. Bu çalışma akademik personelin sapkın davranışlarını tanımlamayı ve belirli bir tipoloji çerçevesinde sınıflandırmayı amaçlamaktadır. Çalışmada öncelikle sapkın davranış tanımlarının boyutları ve bu boyutlara ilişkin farklılıklar incelenmekte, gerek toplumsal, gerekse sektörel bağlamda emik bir yaklaşımın gerekliliği ortaya konmaktadır. Tasarlanan araştırma yöntemi sapkın davranış niteliğine sahip eylemlerin belirlendiği ve sınıflandırıldığı dört aşamadan oluşmaktadır. Akademik personelin örneklem olarak kullanıldığı birinci aşamada gerçekleştirilen içerik analizleri sonucu 71 sapkın davranış örneği elde edilmiştir. İkinci aşamada Yönetim-Organizasyon alanında uzman kişilerin değerlendirmelerine başvurularak sapkın davranış tanımına ve kriterlerine uymayan eylemler elenerek toplam 46 sapkın davranış örneği elde edilmiştir. Sapkın davranışların yöneltildiği hedeflere ilişkin sınıflamanın gerçekleştirildiği üçüncü aşamada ise, örgüt varlıklarına, işe, çalışanlara ve öğrencilere yönelik dört ayrı sapkın davranış türü tanımlanmaktadır. Çalışmanın dördüncü aşamasında akademik yöneticilik deneyimine sahip kişilerin hakemliği doğrultusunda elde edilen sapkın davranış örnekleri bu kez, yarattığı olumsuz etkinin düzeyi dikkate alınarak sınıflandırılmaktadır.

Anahtar kelimeler: İşyerinde sapkın davranış, işyerinde aykırı davranış.

Yukarı

STRATEJİK SEÇİM VE KURUMSALCI BAKIŞ AÇILARININ BİRLİKTELİĞİ ÜZERİNE EĞİTİM SEKTÖRÜNDE BİR ARAŞTIRMA

Mehmet Eryılmaz

 

Kurumsalcı örgüt ve stratejik seçim teorileri son zamanlara dek birbirlerini görmezden gelme eğiliminde olmuşlardır. Ancak yakın zamanlardaki birçok çalışma, bu iki perspektifi bütünleştirme gayreti içerisine girmiştir. Bu çalışmada da, Toplam Kalite Yönetimi’nin (TKY), devlet okulları arasında yayılımı, her iki perspektifin de desteği alınarak açıklanmaya çalışılmıştır. Devlet okullarında TKY uygulaması, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönlendirmesi ile başlamıştır. Ancak okullarda yapılan anket çalışması ve görüşmeler, TKY unsurları ile okul performansı arasında pozitif ve güçlü ilişki bulunduğunu göstermektedir. Bu yüzden, bazı okullar kalite programını törensel olarak uygulamaya devam ederlerken; programın önemli olduğuna inanan bazı okullar ise, TKY’yi okul performansını daha iyiye götürecek bir araç gibi düşünüp, onu bilinçli biçimde kullanmaktadırlar.

Anahtar kelimeler: Kurumsalcı örgüt teorisi, stratejik seçim teorisi, eğitim sektörü, toplam kalite yönetimi.

BİR KURUMSAL DEĞİŞİM ÖNERİSİ OLARAK KAMU YÖNETİMİ REFORMLARINA YÖNETİM BİLGİSİNİN NÜFUZU: “KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUN TASARISI” ÖRNEĞİ

Belkıs Özkara, Mustafa Kurt, Afyon Kocatepe Üniversitesi

Bu çalışma, kamu yönetiminin kurumsal değişimini kamu yönetimini düzenleyen yasaların değişimi bağlamında ele almakta ve kamu yönetimi reformlarına yönetim bilgisinin yayılımını ve nüfuzunu incelemektedir. Çalışmada ilk olarak kuramsal düzeyde kurumsal değişim ve kamu yönetiminin kurumsal değişimini öngören reformlara yönetim bilgisinin nüfuzu incelenmiştir. İkinci olarak, Türkiye’de kamu yönetimi reformları tarihsel bir süreçte ele alınmış ve kamu yönetiminin kurumsal değişimi için önerilen “Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı” içerik analiziyle incelenerek, yönetim bilgisinin tasarıya nüfuzu keşifsel bir çalışmayla ortaya konulmuştur.

Anahtar kelimeler: Kurumsal değişim, yönetim bilgisi,  kamu yönetimi reformu, kamu yönetimi temel kanun tasarısı.

 

EKİM 2003

ÖRGÜT KÜLTÜRÜ ÇALIŞMALARINDA YÖNTEM TARTIŞMASI: NİTELİKSEL-NİCELİKSEL YÖNTEM İKİLEMİNDE NİCELİKSEL ÖLÇÜMLER VE BİR ÖLÇEK ÖNERİSİ

Ali Danışman

Çukurova Üniversitesi, Hüseyin Özgen, Çukurova Üniversitesi

Çalışmada, örgüt kültürü kavramının yönetim ve organizasyon alanındaki gelişimi incelenerek, örgüt kültürü çalışmalarında yöntem tartışması üzerinde durulmaktadır. Spesifik olarak, çalışmada, örgüt kültürünün anlaşılmasında ve değerlendirilmesinde niceliksel yöntemlerin önemine vurgu yapılarak, örgüt kültürünü bu yöntemi kullanarak ölçen çalışmalar gözden geçirilmekte ve çeşitli açılardan incelenmektedir. Özellikle, örgüt kültürü araştırmalarında kullanılan boyutlar/tipolojiler detaylı bir şekilde incelenerek, belirli kültürel boyutların farklı kavramlar altında aynı ya da benzer anlamda kullanıldığı ortaya konulmakta ve aynı ya da benzer anlamlı kültürel boyutlar bir araya getirilerek, örgüt kültürü araştırmalarında kullanılabilecek 9 kültürel boyut tanımlanmaktadır. Son olarak, bu kültürel boyutların güvenilirlik ve geçerliliğine ilişkin, Türkiye ve Kanada’dan 17 firma üzerinde yapılan araştırma sonuçları verilmektedir. 

Anahtar Kelimeler: Örgüt kültürü, yöntem, niceliksel ölçümler, Türkiye, Kanada, uzlaşı indeksi.

Yukarı

KÜLTÜRLERARASI ÇALIŞMALARDA YÖNTEM: ÖRGÜTSEL BAĞLILIK YAZININDAN DERSLER

S. Arzu Wasti Sabancı Üniversitesi, Çetin Önder, Sabancı Üniversitesi

 

Bu makalede 1991-2001 yılları arasında yayınlanmış görgül kültürlerarası örgütsel bağlılık çalışmalarındaki yöntemsel uygulamalar niteliksel olarak derinlemesine değerlendirilmektedir. Özellikle, kültürel açıklamaların geçerliliğini tehdit eden örnekleme, araçlama ve veri toplamaya ilişkin hususlar incelenmektedir. İnceleme, Sosyal Bilimler Atıf Endeksi’nde (Social Sciences Citation Index, SSCI) sosyal psikoloji, uygulamalı psikoloji, yönetim ve çalışma ilişkileri başlıkları altında listelenen İngilizce dergilerde tespit edilen altı makale ile yapılmıştır. Bulgular, değerlendirmeye tabi tutulan araştırmaların kültürel kuramları önsel olarak temel almakla beraber Kuzey Amerika kökenli kuramların evrenselliğini sınayan çalışmalar olduğunu göstermektedir. Ayrıca, zamanla bir miktar iyileşme görülmekle birlikte, çalışmaların örnekleme, araçlama ve veri toplama uygulamaları açısından eksikliklerinin olduğu görülmüştür.

Anahtar kelimeler: Kültürlerarası, araştırma yöntemleri, örgütsel bağlılık.

Yukarı

ÖRGÜTSEL İLETİŞİM VE ADALET ALGILARININ ÖRGÜTSEL KİMLİK ALGISI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Alper Ertürk, Gebze Y.T.E

Bu çalışmanın amacı, örgütsel iletişimin ve çalışanların örgütsel adalet algılarının örgütsel kimlik algılarını ne şekilde etkilediğini ortaya koymaktır. Araştırmada Türkiye’de gemi inşa sektöründe çalışan mavi yakalı çalışanlar hedef kitle olarak seçilmiş, dağıtılan 2000 anketten 464 adedi geri alınarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, “bireysel başarı iletişimi”, “dağıtım adaleti algısı” ve “etkileşim adaleti algısı”nın örgütsel kimlik algısını pozitif yönde etkilediği bulunmuştur. Bunun aksine, “görev iletişimi” ve “prosedür adaleti algısı”nın ise örgütsel kimlik algısı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı ortaya konulmuştur. Bu sonuçların yanında uygulamaya yönelik olarak da çeşitli değerlendirmeler sunulmuştur.

Yukarı

MART 2003

Türkiye'de İşgörme Anlayışı: Tanımı ve Boyutları
M. Ceyhan Aldemir, Dokuz Eylül Üniversitesi
Yasemin Arbak, Dokuz Eylül Üniversitesi
Ömür N. T. Özmen, , Dokuz Eylül Üniversitesi

Emik bir yaklaşımın benimsendiği bu çalışmada öncelikle yeni bir kavram olan işgörme anlayışının tanımı yapılmakta, benzer kavramlardan farkları ortaya konmakta ve Türk İşgörme anlayışının temellerini oluşturduğu öne sürülen tarihsel ikilem üzerinde durulmaktadır. Daha sonra bu tarihsel ikilem çerçevesinde işgörme anlayışını tanımlamak amacıyla oluşturulan işgörme profili ve bu profilin yapısal geçerliliğini test etmek üzere gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına yer verilmektedir. Gerçekleştirilen faktör analizi sonuçları çalışanların işgörme anlayışına ilişkin yöresel algılamalarının 5 ana boyut çerçevesinde tanımlanabileceğini göstermektedir. Bu boyutların ikisi batı kaynaklı (profesyonel, akılcı işgörme anlayışı) diğer üçü ise yerel kaynaklı değerlerden (statü odaklı, mistik kökenli ve riyaya dayalı işgörme anlayışları) oluşmaktadır. Gerçekleştirilen korelasyon analizi sonuçları ise batı ve yerel kaynaklı değerlerin iki farklı kültürü tanımlandığını açıkça ortaya koyarken çalışmanın temel varsayımlarını da doğrulamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Türk işgörme anlayışı, işgörme anlayışı, yönetim kültürü.

Yukarı

İş Görüşmelerinin Değerlendirilmesi: Aday Memnuniyeti Ölçeği
Fatma Küskü, İstanbul Teknik Üniversitesi
Berk Ataman, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Tilburg Üniversitesi
Ahmet Çakmak, İstanbul Teknik Üniversitesi

Bu çalışmanın temel amacı, iş görüşmeleri sürecinde adayların yaşadıkları olumlu ve olumsuz deneyimleri ortaya çıkararak, bu süreçte yaşananların aday bakış açısı ile değerlendirilmesine yönelik özgün bir “Aday Memnuniyeti Ölçeği”nin oluşturulması ve sınanmasıdır. Çalışmada, aday memnuniyetini ölçebilmek için, ilgili yazındaki bulgulardan yararlanılarak, “görüşmeci(ler)den” ve “kendinden” memnuniyet boyutları ayrı ayrı incelemeye dahil edilmiştir. Gerçek iş görüşmesi deneyimi yaşamış kişilerden toplanan verilerin değerlendirilmesi sonucunda geliştirilen iki boyutlu ölçeğin, istatistiksel olarak anlamlı, geçerli ve güvenilirliğe sahip olduğu ve de kuramsal beklentiler doğrultusunda sonuçlara ulaştırabildiği anlaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: İş görüşmeleri, işgören seçimi, aday memnuniyeti.

Yukarı

Çalışma Amaçları, Meslekler ve Çalışmaya Ayrılan Zaman
Tülay Turgut, Marmara Üniversitesi
Suna Tevrüz, Marmara Üniversitesi

Bu çalışmada, farklı mesleklerde çalışanların çalışma amaçlarındaki farklılıkları ve çalışma amaçlarının çalışmaya ayrılan zaman üzerindeki katkısı incelenmiştir. Bu amaçla, 79 ifadeli ‘Çalışma Amaçları Testi’ ve ‘Çalışma Alanı Testi’ kullanılmıştır. Karşılaştırmalar dokuz farklı meslek grubu arasında toplam 403 denek üzerinden yapılmıştır. Elde edilen bulgular meslek grupları arasında bazı çalışma amaçları bakımından benzerlik bulunmakla birlikte anlamlı farklar olduğunu da göstermiştir. Bazı çalışma amaçlarının, çalışmaya ayrılan zaman üzerinde anlamlı etkilerinin olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: çalışma amaçları, çalışma değerleri, meslek, çalışmaya ayrılan zaman/alan.

Yukarı

EKİM 2002
Yönetim Alanında Bilimsel Yaklaşım ve Yöntem Sorunları Özel Sayısı

TARİHSEL BİR BAKIŞLA BİLİM-YÖNETİM BİRLİKTELİĞİ
Behlül Üsdiken, Sabancı Üniversitesi

Bu makale, 1950’lerdeki bilimle yönetimi buluşturma isteklerinden başlayarak, o günlerden bu yana ortaya çıkan başlıca yönelimleri ve bunlar etrafındaki tartışmaları incelemektedir. Gelişmeler şimdilerde parçalı bir görünüme yol açmıştır. Doğa bilimci yönelim, ABD’de hala egemen olmakla birlikte, bir yandan da yöneticiler için işe yarar olana yeterince eğilmediği ileri sürülmektedir. Bu arada, doğa bilimleri modelinin alternatifi yaklaşımlar ve yönetsel kaygılarla hareket edilmesini eleştiren bakış açıları da, esasen ABD akademik ortamı dışında olmak üzere ama, önemli mesafeler kaydetmiştir. Makale, son olarak da Türkiye’deki gelişmeyi izlemekte ve büyük ölçüde ABD’de üretilen bilgiye bağımlı olmakla birlikte, farklı bir yönetimci çizginin oluştuğunu göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Yönetmenin bilimi, yönetimcilik, yönetim incelemelerinde yeni akımlar, Türkiye’de yönetim incelemeleri.

Yukarı

"COGITO ERGO SUM"DAN "VIVO ERGO SUM"A ÖRGÜTSEL ANALİZ
Engin Yıldırım, Sakarya Üniversitesi

Bu çalışma, modernist-pozitivist örgüt analizinden eleştirel ve postmodern örgüt analizine doğru olan gelişmeleri bilgikuram ve yöntem konularını da dikkate alarak incelemektedir.Yönetim ve örgüt araştırmalarını doğa bilimlerinin yöntemlerini benimseme anlamında “bilimleş(tir)me” yönündeki çabaların, örgütsel olguların eleştirel analizine zarar verebileceği belirtilmektedir. Örgütsel analizin farklı paradigmalardan beslendiğini dikkate alırsak, “bilimleş(tir)me” yönündeki çabalar tek bir paradigmanın meşru sayılması, diğerlerinin bilgi iddialarının bastırılması riskini doğurmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Pozitivizm, modernizm, paradigma, postmodernizm, eleştirel yaklaşım, bilimleşme.

Yukarı

TÜRKİYE'DEKİ ÖRGÜTLER/YÖNETİM ARAŞTIRMALARINDA TÖRENSEL GÖRGÜLCÜLÜK SORUNU
Şükrü Özen, Başkent Üniversitesi

Bu çalışmada, Türkiye'deki Örgütler/Yönetim araştırmalarında gözlenen törensel görgülcülük anlayışı tartışılmaktadır. Çalışmada, ilgili yazında egemen olan yönetimci/evrenselci geleneğin, görgülcü anlayışı benimseyerek varlığını sürdürmesinden doğan törensel görgülcülüğün, alandaki kuramsal gelişmeye katkı sağlamaktan uzak olduğu ileri sürülmektedir. Törensel görgülcülük sorununun çözülebilmesi için, araştırmacıların, bilimsel uğraşın anlamını, yöntem ve kuram çeşitliliğini, içinde bulunulan toplumsal bağlamı ve toplumsal kimliklerini “bilmeleri” gerektiği önerilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Örgütler/Yönetim araştırmaları, Türkiye, yöntem, görgülcülük.

Yukarı

ÇALIŞAN KADINLARA YÖNELİK CİNSİYET TEMELLİ DÜŞMANCA DAVRANIŞLARIN SEBEPLERİ VE SONUÇLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
Gözdem Bebekoğlu ve S. Arzu Wasti

Çeşitli araştırmalar işyerinde cinsiyet temelli düşmanca davranışların kadınlar için önemli bir sorun olduğuna işaret etmektedir (örn., Fitzgerald, Hulin, ve Drasgow, 1995a). Cinsiyet temelli düşmanca davranışlar cinsel ve cinsel olmayan düşmanca davranışlar olmak üzere iki ana boyutta incelenmektedir (Magley, Hulin, Fitzgerald ve DeNardo 1999). Bu çalışmada cinsiyet temelli düşmanca davranışların iki boyutunun Türkiye’deki iş ortamlarındaki sıklığı, sebep ve sonuçları araştırılmıştır. 336 çalışan kadın tarafından toplanan anket verileri cinsel nitelikli olan ve olmayan düşmanca davranışların en önemli öncülünün örgüt iklimi olduğunu göstermiştir. Bunun yanısıra cinsiyet temelli düşmanca davranışların işten ayrılma niyetini yordamasa da kadınların ruh sağlığını olumsuz etkilediği gibi iş yerinde tatminsizliğe ve kaytarmaya neden olduğu ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kelimeler: Cinsel taciz, cinsiyet temelli düşmanca davranışlar, çalışan kadınlar, psikolojik sağlık, verimlilik.

Yukarı

MART 2002

T

ÜRKİYE-ARAP KÜMESİNDE KURUMSAL KÜLTÜR: GLOBE ARAŞTIRMASI
Muzaffer Bodur ve Hayat Kabasakal, Boğaziçi Üniversitesi

Bu makale 61 ülkede toplumsal ve kurumsal kültür ile liderlik özelliklerini araştıran GLOBE (Global Leadership and Organizational Behavior Effectiveness) projesini sunmaktadır. Çalışmada ele alınan ülkeler kümeleme analizi kullanılarak gruplanmış ve 10 kültür kümesi oluşturulmuştur.  Makalede ağırlıklı olarak Mısır, Fas, Katar, Kuveyt ve Türkiye’den oluşan Türkiye-Arap kümesi üzerinde durulmaktadır.  Bu ülkelerin toplumsal değer ve uygulamalarında dini, ekonomik, sosyal ve tarihi yapılarındaki benzerlikten kaynaklanan birçok kültürel yakınlık vardır.  Ülkelerde kurum kültürü boyutları için bulgular sunulmuş ve dünyadaki diğer kümelerle karşılaştırılmıştır.  Türkiye-Arap kümesindeki kurumların uygulamalarının dünya ortalamalarına yakın olduğu ortaya çıkmıştır.  Yakınlar arası toplulukçuluk, belirsizlikten kaçınma, insani yaklaşım, geleceğe yönelik olma, performansa yönelik olma ve güç mesafesi boyutlarında orta düzeyde puanlar alınmıştır.  Öte yandan kurumlardaki uygulamalar bakımından, takım çalışmasının, kendi bakış açısını öne çıkarmanın ve cinsiyetler arası eşitliğin daha düşük olduğu gözlenmiştir.  Kurumsal değerler açısından bakıldığında, Türkiye-Arap kümesindeki yöneticilerin geleceğe yönelme, toplulukçuluk (hem yakınlar arası, hem de toplumsal açıdan), performansa yönelik olma, insani yaklaşım, kendi bakış açısını öne çıkarma, cinsiyetler arası eşitlik boyutlarında daha yüksek değerlere sahip oldukları ve güç mesafesinin daha az olmasını istedikleri ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kurumsal kültür, değerler, uygulamalar

Yukarı

İŞ GÜVENCESİ ENDEKSİ VE İŞ GÜVENCESİ MEMNUNİYETİ ÖLÇEĞİ: GÜVENİRLİK VE GEÇERLİK ANALİZİ
Çetin Önder ve S. Arzu Wasti, Sabancı Üniversitesi

İş güvencesi konusu şirketlerin yeniden yapılanma çabalarının yoğunlaştığı, çalışma süreçlerinde ve iş gücü piyasasında önemli değişikliklerin gerçekleştiği son yirmi yıl boyunca artan bir ilgi görmüştür. Bu dönemde araştırmacılar iş güvencesi kavramının geliştirilmesi ve bu kavramın ölçülmesi için gerekli araçların yaratılması üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu çalışmada Probst’un (1998) geliştirdiği iki ölçeğin (İş Güvencesi Endeksi ve İş Güvencesi Memnuniyeti ölçeği) güvenirlik ve geçerlik analizi sunulmaktadır. Çalışmanın bulguları bu ölçeklerin Türkçe’de güvenirlik ve geçerliklerini desteklemektedir. Özellikle yakın dönemdeki mali kriz nedeniyle işten çıkarmaların yoğunlaştığı Türkiye’de iş güvencesi çalışmaları önem kazanmıştır. Geçerlik ve güvenirliğe sahip olduğu gösterilen, kısa ve anlaşılır olan İş Güvencesi Endeksi ve İş Güvencesi Memnuniyeti ölçeği bu çalışmalara katkıda bulunabilecektir.

Anahtar Kelimeler: İş güvencesi, ölçüm, geçerlik, güvenirlik

Yukarı

BAĞLAM, AKTÖR, SÖYLEM VE KURUMSAL DEĞİŞİM: TÜRKİYE’DE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN YAYILIM SÜRECİ
Şükrü Özen, Başkent Üniversitesi

Çalışma, Toplam Kalite Yönetiminin (TKY) Türkiye’deki yayılım sürecinin dinamiklerini, bağlam, aktör ve söylem etkileşimlerine odaklanan bütüncül bir bakış açısıyla açıklamayı amaçlamaktadır. Çalışmada, ekonomi-politik değişimlerin Türk iş sistemine yansımaları, TKY’nin yayılımını özendiren kurumsal girişimcilerin söylemleri ve büyük sanayi kuruluşlarının TKY’ni benimseme biçimleri, niteliksel ve niceliksel yöntemler kullanılarak incelenmektedir. Çalışmanın bulguları, Türk iş sisteminde yaşanan değişim ve sürekliliklerin sonucunda oluşan bağlamda kurumsal girişimci rolü üstlenen belirli bir büyük sermaye grubunun söylemlerinin, TKY’nin yayılım sürecini biçimlendirdiğini göstermektedir. Bulgular ayrıca, pragmatist-törensel benimsemenin yaygınlığı nedeniyle, TKY’nin yayılımının örgütlerde kökten bir kurumsal değişime yol açmadığını öngörmektedir.

Anahtar Kelimeler: Yönetim uygulamalarının yayılımı, yeni kurumsal kuram, kurumsal değişim, söylem, toplam kalite yönetimi, Türkiye

Yukarı

1990’LI YILLARDA TÜRKİYE’DE YÖNETİM ALANI: DİSİPLİNİN YAPISI VE YAKLAŞIMLAR
Behlül Üsdiken, Sabancı Üniversitesi ve Zeynep Erden, İstanbul Teknik Üniversitesi

Bu çalışmada Türkiye’de yönetim alanı 1990’lı yıllar için dört akademik dergide yayınlanan makalelere dayanılarak atıf analizi yöntemleriyle incelenmektedir. Elde edilen sonuçlar, disiplinin yapısı açısından örgütler ve yönetim ve personel / insan kaynakları alt-alanlarının, ilkinde ilgiler ve bakış açıları, ikincisinde de kamu ve işletme ortamları itibariyle ayrışmaya sahne olduğuna işaret etmektedir. Örgütsel davranış ise düşünsel temelleri itibariyle bütüncül bir görünüm arzetmektedir. Bu durum, diğer alt-alanlara nüfuzuyla da birleşince, davranışçı bakış açısını yönetim alanına egemen hale getirmektedir. Örgütler ve yönetim alt-alanında beliren durumsalcı, toplam kaliteci gibi alternatif yaklaşımlar göreli olarak geri planda kalmakta ve davranışçı yazından bağımsız bir çizgi izler görünmektedirler.

Anahtar Kelimeler: Türkiye'de yönetim yazını, atıf analizi, davranışçı yaklaşım.

Yukarı

EKİM 2001

PATERNALİZM: YÖNETİM VE LİDERLİK ANLAYIŞINA İLİŞKİN ÜÇ GÖRGÜL ÇALIŞMA
Zeynep Aycan,
Koç Üniversitesi

 Bu makale Türkiye’de yönetim anlayışının bir örneği olan ‘paternalizm’ olgusunu inceleyen üç görgül araştırmanın özetini sunmaktadır. Örgütlerde paternalizm, veya ‘babacanlık’, ‘hamilik’, ast ve üst arasındaki ilişkinin niteliğini tanımlar. Bu ilişkide üstün görevi astı korumak-kollamak ve yalnızca profesyonel değil özel hayat ile ilgili konularda da ona yol göstermektir. Ast ise üstüne bağlılık göstermekte, güvenmekte ve onun yönlendiriciliğini gönüllü olarak kabul etmektedir. Üç araştırma da alan çalışması olarak toplamında 3500’den fazla katılımcıyla gerçekleşmiştir. İlk araştırmada paternalizmin kuramsal çerçevesi çizilmeye çalışılmış ve diğer kavramlarla ilişkisi incelenmiştir. Ayrıca paternalizm ölçeği geliştirilmiş, geçerlik ve güvenirliği sınanmıştır. İkinci araştırma, kültürlerarası bir çalışma olup, paternalizmin kurum kültürü ve insan kaynakları uygulamaları üzerindeki etkisini incelemiştir. Sonuçta, paternalizmin yüksek olduğu toplumlarda kurum kültüründe ‘reaktif’ yaklaşımın hakim olduğu gözlenmiştir. Bunun yanısıra, çalışanlara yaklaşım daha ‘bütünsel’ olduğundan güçlendirici uygulamaların daha fazla gözlendiği ortaya çıkmıştır. Son çalışmada ise Türkiye’nin 6 bölgesinde bulunan 15 üniversiteden toplanan verilerle iş hayatına atılmak üzere olan gençlerin liderlik tercihleri ölçülmüştür. Buna göre paternalizm, gençler tarafından çok fazla tercih edilmeyen bir liderlik özelliği olarak ortaya çıkmıştır. Bulguların bilimsel yazına ve uygulamaya katkısı tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Paternalizm, kültür, liderlik, Türkiye.

Yukarı

ÖRGÜTSEL ADALET KAVRAMI VE TERCÜME BİR ÖLÇEĞİN TÜRKÇE’DE GÜVENİRLİK VE GEÇERLİK ANALİZİ

S. Arzu Wasti, Sabancı Üniversitesi

 

Örgütsel adalet kavramı son yıllarda artarak araştırılmasına rağmen mevcut ölçeklerin yeterince geçerli olmadığı endişeleri dile getirilmiştir (Greenberg, 1990). Bu eksikliği gidermek amacıyla Donovan, Drasgow ve Munson (1998), çalışanların iş ortamlarındaki ilişkileri, genel olarak, ne denli adil algıladıklarını değerlendiren bir ölçek geliştirmişlerdir. Bu çalışma ölçeğin Türkçe’deki güvenirlik ve geçerliğini değerlendirmiştir. İki ayrı örneklem ile yapılan analizler sonucunda ölçeğin faktör yapısı doğrulanmış, içsel tutarlılığının yüksek olduğu bulunmuş ve diğer örgütsel değişkenlerle ilişkisinin teorik beklentilere uygun olduğu ortaya çıkarılmıştır. Dili de son derece anlaşılır olan bu ölçeğin Türkiye’de yapılacak alan çalışmalarına katkısı olabileceği sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Örgütsel adalet,ölçüm,güvenirlik,geçerlik.

Yukarı

ÇALIŞANLARIN YÖNETİCİLERİNE DUYDUKLARI GÜVENİN VE ÖRGÜTSEL ADALETE İLİŞKİN ALGILAMALARININ VATANDAŞLIK DAVRANIŞININ OLUŞUMUNDAKİ ROLÜ

Janset Özen İşbaşı, Akdeniz Üniversitesi

 

Bu çalışmanın amacı, çalışanların yöneticilerine duydukları güvenin ve örgütsel adalete ilişkin algılamalarının, örgütsel vatandaşlık davranışının oluşumundaki rolünü araştırmaktır. Bunun için sosyal mübadeleye dayalı bir model geliştirilmiş ve bir otel örgütünde yapılan alan araştırması ile model test edilmeye çalışılmıştır. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre, adalet ve vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkide aracı role sahip olduğu belirtilen güven değişkeninin, bu konumu çok güçlü değildir. Ancak, ölçeklerin güvenilirlik değerlerine ve adalet/güven/vatandaşlık faktörleri arasındaki ilişkinin varlığına yönelik bulgular, daha sonraki çalışmalar için cesaret verici niteliktedir.

 

Anahtar Kelimeler: Organizasyonel vatandaşlık, organizasyonel adalet, organizasyonel güven, sosyal mübadele teorisi.

 

Yukarı

AKADEMİK ÖRGÜTLERDE REHBERLİK İLİŞKİLERİNİN METAFORLARLA ANALİZİ
Ferda Erdem ve Fulya Sarvan,
Akdeniz Üniversitesi

Bu çalışmanın amacı, akademik örgütlerde profesyonel gelişmenin önemli araçlarından biri olan akademik rehberlik ilişkilerini, akademisyenlerin bu süreçlere yönelik duygu ve düşüncelerini içeren deneyimlerini açıklarken kullandıkları metaforları analiz ederek incelemektir. Metafor analizine dayanan bu çalışmanın verileri, Akdeniz Üniversitesi bünyesinde yer alan akademisyenlerden oluşturulan altı odak grup toplantısının 17 saatlik bant kayıtlarından elde edilmiştir. Bu kayıtlardan elde edilen metnin içerik çözümlemesi sonucunda ulaşılan kök  metaforlar, rehberlik ilişkilerinin kariyer geliştirme boyutunu yansıtan "usta-çırak" metaforu ve psikososyal destek boyutunu yansıtan "ebeveyn-çocuk" (anne-baba-evlat) metaforu olmuştur. Özellikle bu süreçlerden hayal kırıklığına uğrayanların sık kullandığı diğer metaforlar ise, yalnızlığı ifade eden "ada" metaforu ve rehberin ulaşılmazlığını ifade eden "Tanrı" metaforudur. Rehberlik ilişkileri dinamiğinin kapsamlı bir biçimde anlaşılması, akademik örgütlerde kariyer geliştirme süreçleri için vazgeçilmez nitelikte görülmektedir.

Anahtar Kelimeler : Rehberlik, akademik örgütler, metaforlar, odak grup

Yukarı

 
 

ANA SAYFA - YAD HAKKINDA - YAZARLARA NOT - ARAŞTIRMA NOTLARI - KİTAP ELEŞTİRİLERİ - KURAMSAL SÖYLEM - DEĞERLENDİRME SÜRECİ - EDİTÖRDEN - MAKALELER - ABONELİK İŞLEMLERİ - ELEKTRONİK YAD - HABERLER VE DUYURULAR - İLETİŞİM - BAĞLANTILAR